Yurdun dört bir tarafında birçok insanı mağdur eden hukuksuz operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. Binlerce insanın tutuklanmasına, ailelerin parçalanmasına ve çocukların anne babasız kalmasına neden olan nefret operasyonlarında mağdurlar milyonları aştı. Anne – babalarından koparılan binlerce çocuk ise ortada kalarak akrabalarından gelecek yardımı bekliyor.

Anne-Baba Tutuklu Çocuklar Akrabalarında

Nefret operasyonlarının bir adresi de Hatay’dır. Hatay’da özel bir dershanede Türkçe öğretmeni olan F.O. nefret operasyonları kapsamında gözaltına alındı.  “Evinde iftar yemeği vermek” gibi çok komik bir nedenden dolayı çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne gönderildi. Yapılan bu hukuksuz operasyon bir hayat dramını ortaya çıkardı. Fakir bir ailenin 5 çocuğundan biri olan ve küçük yaşından beri okuma sevdalısı olan F.O. yaşadığı köyünde zor şartlar altında ortaokulunu bitirdi. Köyünde kendisi gibi okumaya hevesli olan birçok çocuğun derslerinde yardımcı olan F.O. daha sonra zor şartlar altında Hatay’a geldi. Antakya İlçesinde hem temizlik yaptı hem de açık liseyi birincilik ile bitirdi. Daha sonra azmederek üniversite sınavına giren F.O. 9 Eylül Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünü kazandı. Aldığı burslar ile okuyarak öğretmen olan F.O. bundan sonraki hayatını da kendisi gibi fakir öğrencilere hem yardım etmek hem de mesleğini yapmak amacıyla özel bir dershaneye girerek çalışmaya başladı.
Yıllarca öğretmenlik mesleğini severek ve öğrencilerine de okumayı sevdirerek veren fedakâr öğretmen evlendi ve 3 çocuk sahibi oldu. Ancak 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bu suçun faili olma ihtimali sıfır olmasına rağmen gözaltına alındı ve tutuklandı. 10,5 ve 3 yaşlarında olmak üzere 3 çocuğu bulunan F.O.’ nun 3 yaşındaki çocuğunun doğumdan sonra yoğun bakımda kaldığı ve 2 yaşına gelene kadar birçok ameliyat geçirdiği öğrenildi. Annelerinin bakımına muhtaç bu üç çocuğun babası da eşi gibi aynı şekilde öğretmenlikten ihraç oldu ve tutuklandı. Tek başlarına kalan bu çaresiz çocuklara F.O.’nun kardeşi Ş. sahip çıktı. Belli bir müddet Ş.’nin yanlarında kalan bu üç küçük çocuğa daha sonra Ş.’nin hastalığı sebebiyle en küçük çocuklarına amcaları, geriye kalan diğer iki çocuğuna ise dayıları bakmak üzere çocuklar birbirlerinden ayrıldı. Neredeyse dört parçaya ayrılan ailenin çok zor günler geçirdiği öğrenildi.

Acılara Dayanamayan Büyükanne Vefat Etti

F.O.’ nun babası da bu operasyonlardan nasibini almış ve adli kontrol şartıyla serbest kalmıştı. Aynı şekilde kardeşi T. ise ablası gibi tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Kızı, oğlu ve damadı hapiste olan anne R. ise bütün bu yaşanan sıkıntılara daha fazla dayanamayarak vefat etti ve ailenin üzüntüsü bir kat daha arttı. Çok kötü günler geçiren ailenin reisi olan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan baba ise borç, harç sağdan soldan bulduğu paralarla avukat tuttu. Zaten maddi olarak çok sıkıntılı olan aileye karşı yapılan hukuksuzluklar ise ailenin belini iyice büktü.

Çocukların Travma Yaşamaması İçin Tutuksuz Yargılama Esas Olmalı

F.O’nun ailesi gibi birçok ailenin de bu duruma benzer zorlukları yaşadığı belirtildi. Anne babaları hapiste olan binlerce çocuğun tek başlarına kalmaları sonrasında birçok aile dramının yaşandığı bilgisine ulaşıldı. Çocukların ileride atlatamayacakları bir travma geçirebileceğini aktaran uzmanlar ise tutuksuz yargılanmanın aslında esas olması gerektiğini vurguluyor. Ayıca hukukçuların aile bütünlüğünün korunması ve çocukların hayatı boyunca akıllarından çıkmayacağı travmaları yaşamalarının önüne geçilmesi için adli kontrol hükümlerinin kanunlarda açık bir şekilde uygulanabileceği görüşünde bulunuyor.