Ülkede bir gecede, başlar ayak oldu. İnsanlar sabah uyandıklarında “terörist” ilan edildiklerini gördüler. 16 Temmuz sabahında, darbecilere  lanet okurken, “terörist” ilan edilenlerden biri de, Eskişehir’de yaşayan tarih öğretmeni E. Hoca oldu.

“Teröristleri Bu Okulda İstemiyoruz”

Bir İmam Hatip Lisesi’nda tarih öğretmenliği yapan E. Hoca’ya, temmuz ayının başında okul müdüründen bir telefon geldiği öğrenildi. Okul müdürü, velilerden yaz kursunu E. Hoca’nın vermesi yönünde  yoğun bir talep olduğunu ifade ediyordu. Bu ricayı E. Hoca reddemeyerek teklifi kabul etti.

İddiaya göre, okul müdüründen E. Hoca’ya 16 Temmuz günü  ikinci bir telefon daha geldi. Bu defa da müdür bey, velilerin okula geldiklerini ve “E. Hoca gibi teröristleri bu okulda istemiyoruz” dediklerini söyleyerek yaz kursuna gelmesine de gerek kalmadığını ifade etti. Birkaç gün sonra da E.Hoca açığa alındı.

Aslında E. Hoca’nın Oğlu, Kendisinden Önce “Terörist”(!) İlan EdilmiştiHoca’nın açığa alınıp “terörist” ilan edildiği günlerde oğlu, Fatih Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyordu. Oğlunun “terörist” ilan edilmesi yaklaşık bir yıl önce olmuştu.  İ

mam Hatip Lisesi’ni birincilikle bitirmiş olmasına rağmen, “terörist” ilan edildiği için kendisine herhangi bir ödül verilmemişti. Oysa ki her yıl okul birincilerine ödül veriliyordu. Hoca’nın oğlu, Fatih Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni %100 burslu olarak kazanma başarısını göstermişti. Çok başarılı bir öğrenciydi ama Üniversite’nin  kapatılmasıyla, hayalleri bir anda yıkıldı ve Eskişehir’e dönmek zorunda kaldı.

Yirmi Sekiz Yıllık Öğretmen Tutuklandı

Açığa alınmasından birkaç gün sonra, E. Hoca’nın evinde polisler tarafından arama yapıldığı öğrenildi. 2 Eylül günü polislerin tekrar eve gelerek ikinci bir arama daha yaptıkları ve bu defa E. Hoca’yı gözaltına da aldıkları ifade edildi.Hoca’dan haber almaya çalışan çocukları, defalarca Emniyet’e gitti ama hiç bir şey öğrenemedi. Üstelik polislerin hakaretlerine maruz kaldıkları iddia edildi.

Cezaevine Götüren Araca El Sallanmasına Bile İzin Verilmedi Hoca, bir hafta sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çocukları, “babamızı emniyette göremedik, bari cezaevine giderken ona el sallayalım”  diye, adliye kapısında beklemeye başladı. Sadece sevdiklerini uzaktan da olsa görebilmek ve el sallayabilmek için bekleyen ailelerin önüne iki hat şeklinde çevik kuvvet polisi dizildiği görüldü.

Polisler tarafından “araç buradan geçecek diye yönlendirilen kapının, aslında doğru yer olmadığı sonradan anlaşıldı. E. Hoca ve diğer tutukluları cezaevine götüren araç o kapıdan çıkmadı. Polisin neden böyle bir yanlış yönlendirme yaptığı anlaşılamadı.

“Sizin Işid’den Farkınız Yok”

Mahkemece tutuklanmasından sonra, on yıldır görev yaptığı okuldaki bazı öğretmenlerin, E. Hoca’nın resmini sınıfta öğrencilere göstererek ” iyi bakın terörist hocanıza, kendisi Atatürk Hava Limanı’ndan kaçarken yakalandı” şeklinde yalan beyanlarda bulundukları iddia edildi.

Hoca’ya yönelik okulunda yürütülen bu toplumsal linç kampanyasına, bazı akrabaların bile iştirak ettiği öğrenildi. E. Hoca’nın birinci derece akrabalarından birinin eve gelerek “hain kelimesi size az gelir, siz kaç  tane üniversite bitirdiniz. Sizin Işid’den farkınız yok” şeklinde ithamlarda bulunduğu öğrenildi.

Aile Açık Görüşte, Yapılan  İşkenceleri Öğrendi

Hoca’nın ailesiyle yaptığı ilk açık görüşte, gözaltı sürecini anlattığı ifade edildi. İddiaya göre E. Hoca ailesine, “gözaltındaki bir hafta boyunca sadece ekmek yedik ve su içtik, başka hiç bir yiyecek verilmedi. Bazı arkadaşları sekiz saat boyunca elleri kelepçeli vaziyette sandalyede tuttular. Tuvalet imkanı bile vermediler” şeklinde beyanlarda bulundu. E. Hoca’nın “bir arkadaşım tuvalet ihtiyacını gidermek için şu şişesi kullandı” derken gözyaşlarına boğulduğu ifade edildi.

Ömürleri boyunca babalarını ağlarken neredeyse hiç görmemiş olan çocukların, babalarının hüngür hüngür ağlamasıyla derinden etkilendikleri görüldü.En câni kişilere bile reva görülemeyecek böyle bir muamelenin, emektar bir öğretmene nasıl yapılabildiği anlaşılamadı.