15 Temmuz menfur darbe girişiminin ardından OHAL ilan edildi. Çıkartılan hukuksuz OHAL KHK’ları, darbeyle uzaktan yakından ilgisi olmayan yüzbinlerce insana yapılan zulümlerin enstrümanı olarak kullanılıyor. A. da OHAL dikta sürecinin mağdurları arasında yerini aldı.

Önce İhraç Ardından Tutuklama

üç yetişkin kızı olan ve emeğiyle ailesini geçindirmeye çalışan bir babadır. Hukuki bir gerekçe gösterilmeden bir KHK ile mesleğinden ihraç edilmesiyle kendisi ve ailesi için çileli günler başlamış oldu. Zorlu iş arama sürecinin sonunda bir benzincide iş bulup çalışmaya başladı. İşe başlamasının üzerinden bir hafta bile geçmemişken bir sabah gözaltına alındı. İki haftalık eziyetli gözaltı sürecinin ardından haksız bir biçimde tutuklandı. Eşi ve üç kızı ise maddi ve manevi zorluklarla yaşamak zorunda kaldı.

“Kötü Davranmazsak Bizi de İşten Atarlar”

A.’ya apılan zulümler cezaevinde de devam etti. Gardiyanların kaba ve sert davranışlarına anlam veremeyen A. ve diğer tutuklular için zaten zor olan tutukluluk süreci daha da çekilmez hale sokuldu. Mazlum cezaevi sakinlerinin “Neden böyle davranıyorsunuz” sorularına ise “size kötü davranmak zorundayız, yoksa bizide işten atarlar!!!” şeklinde cevap verildiği iddia edildi.

Mazlumlar Ümitli, Dua Ediyor

Günlük hayatta, emniyette, adliyede, cezaevinde ve daha birçok yerde masum Anadolu insanına yönelik “cadı avı” ve “kitlesel kıyım uygulamaları” mazlumiyetlere neden olmaya devam ediyor. A. ve yakınları ise yapılan zulümleri Allah’a havale ederek ümitle yalnızca Allah’tan yardım istiyor.