Çanakkale Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği tarafından geçtiğimiz günlerde skandal bir karara imza atıldığı ortaya çıktı.

Hizmet Hareketi’ne yönelik kitlesel kıyım kapsamında tutuklanan Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Eski Dekanı H.Ö.’yü iki defa muayene ettiği iddiasıyla bir kardiyolog hekim hakkında soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Ayrıca yine Çanakkale Kamu Hastaneler Birliği tarafından Hizmet Hareketine yönelik soruşturmalar neticesinde tutuklanan hastalara Çanakkale Devlet Hastanesi tarafından verilen tüm sağlık raporlarıyla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlatıldığı, komisyon tarafından yapılacak inceleme neticesinde hileli rapor olup olmadığının ortaya çıkarılmasının planlandığı ifade edildi.

Manası “Ölsünler” Demek!

İnsan Hakları derneklerinin raporlarına göre cezaevlerinde 900’ün üzerinde hasta tutuklu bulunuyor. 15 Temmuz sonrası kamuoyuna da yansıdığı üzere birçok hasta, yaşlı ve hamilenin de aralarında bulunduğu 47 binin üzerinde kişi tutuklandı. Bu tutuklamalarla birlikte sayının binin üzerine çıktığı tahmin ediliyor.

Geçtiğimiz haftalarda Ankara Nallıhan Devlet Hastanesi eski başhekim yardımcısı Ali Özer tutuklu bulunduğu Çorum Cezaevi’nde kalp krizi sebebiyle vefat etmişti. Özer, cezaevinde hastalık sebebiyle ölen birçok hasta tutukludan sadece biri.

Hasta tutukluları tedavi eden doktorlara yönelik soruşturma başlatılmasının doktorları büyük baskı altına alacağı konuşuluyor. Doktorların “cadı avı” operasyonları kapsamında kendilerinin de kurban edileceği korkusuyla hekimlik görevini yerine getiremeyeceklerinden endişe ediliyor. Hasta tutukluların, tüm taleplerine rağmen tahliye edilmedikleri gibi doktor muayenesinden de adeta mahrum bırakılmaları büyük tepki çekiyor.

Konuyla ilgili endişelerini paylaşan bir hasta yakınının “Doktorlara yapılan bu inceleme ve soruşturmanın sonucu nereye varır bilmiyorum. Tahliye kararı veren hakimlerin görevden alındığını gördük. Belki doktorları da tutuklayacaklar. Bu koşullarda hangi doktor benim tutuklu hastamı tedavi edebilir veya rapor verebilir? Bunun manası hasta olan tutuklular ölsün veya hasta olmasın demektir. Zaten insanlar 10 kişilik koğuşta 30 kişi kalıyor. Yaşlı bir sürü tutuklu var. İnsanlar koğuşta nefes almakta bile zorlanıyor. Sıcak su ihtiyacı karşılanmıyor. Suçsuz yere tutuklanan yakınlarımız şimdi de suçsuz yere ölüme terk ediliyor resmen…” şeklindeki sözleri olayın vahametini ortaya koyuyor.