Süha BERK

Nefesler tutulmuştu geceye salâ düştü

Anne- Baba tutuklandı evlere atâş düştü

Kanayan yüreklere acıyan azap düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü

*

Dedeye dokunsam ayrı, neneye mezar düştü

Gözyaşı tabut tabut, ölümler bitap düştü

Her ocakta bir ateş ormana firar düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü

*

Çocuklar kız ve erkek, anneye şakran düştü

Zülümler yürek dağlar dağlara figân düştü

Anneye kesik bacak babaya fizan düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü

*

Ormanlar yanar; gözümden bir yaş düştü

Tütmez oldu bacalarım hukuka kıran düştü

Kavuşmak ahirete dünyaya şi’ra düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü

*

Veyl asrının tahtına acı bir karar düştü

Her güne bir işkence her aya ahlar düştü

Kelepçe bileklerde yollara faylar düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü

*

Hangisine yanayım zamana sara düştü

Ruhumu sokan akrep dillere yılan düştü

Zift tutan kalemlere katıksız yalan düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü

*

Hacetler Rabbe dönük dile arzuhal düştü

Yuvarlandı cümleler gözlerden yaşlar düştü

Hasret, özlem bir yana vuslata hüzzam düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü

*

Bülbüle altın kafes güllere bikan düştü

Gökkuşağından bahtıma hep kahır düştü

Özgürlük zindanlara kuyuya sultan düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü

*

Günahsız yavrulara arkadan bakmak düştü

Denizler köpük köpük taşıran damla düştü

Beşik sallayan ellerle duaya durmak düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü

*

Yüreklere inşirah Yavuz’a şah mat düştü

Ensardır kucak açan zalime zülüm düştü

Gecenin aynasından kaosa fecir düştü

Hicran ve ümit ile bizlere yanmak düştü