Yazan : Mağdur

Rabbim, itirazımı ve dava dilekçemi sana yazıyorum, Allahım senin emrin, Habib’in Efendiler Efendisi’nin kavli ile aldığım, senin bana helal kıldığın, sana iman akdinden sonra en büyük akid olan nikah akdiyle üzerime aldığım iki çocuğumun annesini elimden aldılar.

Geceleri uyurken bile karanlıktan rahatsız olup gece lambası ile uyurken, alıp iki gün boyunca karanlık bir odada tahta sedirin üzerine tek başına koydukları için, seslenmesine rağmen dönüp bakmayan bu  vicdansızlardan davacıyım.

On yıllardır en samimi  arkadaşlarıma dahi yüzünü göstermeye haya ettiğim eşimi bir sürü jandarmanın içinde elleri kelepçeli saatlerce beklettikleri için, hiç bir şekilde profil resimlerine bile kendi resmini koymayan, hiçbir yerde fotoğrafını paylaşmayan, o gittikten sonra fotoğraf çektirmeye bile imtina ettiği için elimde üç beş resminden başka resmi bile olmayan eşimi, bütün televizyonlarda ve internette fotoğraflarını ve videolarını paylaşanlardan  davacıyım.

Cennetin dahi ayakları altında olan anne olan ikiz çocuklarımın annesini yavrularımdan ayırdıkları, geceleri -doğumdan beri gelişmeyen sindirim sisteminden dolayı -acı çeken evladını koynunda yatırırken, şimdi her gece çocuklarımı anne anne diye ağlattıkları için davacıyım.

Aylardır senin bana helal kıldığın cennet bahçem olan evimde yanmayan ocaktan dolayı, gideli bir sefer kaynamayan çorbamdan, sağda solda kalan, baba biz burada uyumak istemiyoruz evimize gidelim diye ağlayan evlatlarımdan dolayı, şakadan dahi yalan söylemeyi sana karşı saygısızlık kabul ederken anneniz hastanede diye yalan söylemek zorunda kalmaktan dolayı davacıyım.

Çocuklarıma marketten dondurma alırken baba anneme niye dondurma almıyoruz diye soran kuzularıma anneniz hasta demek zorunda kalmaktan dolayı davacıyım. Geçen görüş günü arifesinde düşüp başını kaldırıma çarpınca hastane hastane dolaşıp anne anne diye feryat edip, bir gün sonra başı sarılı olduğu için üzmemek için görüşe çocuğumu götüremeyip tek başıma gittiğim, bütün görüşte gözyaşı döken eşimin gözyaşlarından, evlatlarım nasıl dediğinde iyi deyip geçiştirdiğimden dolayı davacıyım.

Çocuğum “Baba annem neden bu kadar gelmiyor.” deyip ağladığı için davacıyım.

Çocuklarımın yolda yürürken gördüğü kedi yavrusuna bile bakıp “Baba annesi nerede bunun” afişte gördüğü çocuklara bakıp “Baba, annesi nerde bu çocuğun” dedikleri için, yüreğimi yaktıkları için  davacıyım.

Her gün bunca sıkıntının içinde sesini duyup rahatladığım, belki de Rabbimin beni anlaması için bana özel gönderdiği can parçam, beni anlayan dert ortağımı arayamadığım için davacıyım.

Devletin bir tek kağıdını dahi kamu hakkıdır deyip kullanmayan, kamuya ait bir tek kalemi dahi kullanmayan hanımıma hain diyen onu vatana ihanetle suçlayan kişilerden davacıyım.

Benden başkasına bir sefer dahi kaşını kaldırıp bakmayan, namahreme karşı terzisinden doktoruna kadar dikkat eden eşimi, bir sürü namahremin yanında rezil edenlerden dolayı davacıyım.

Senin rızandan başka bir gayesi olmayan, bir tek gönül kırmayan, tutuklandıktan sonra dahi öğrencilerimle helalleşemedim onlara çikolata alın dağıtın, helallik isteyin diyen eşimin haksız bir şekilde ellerinde hiç bir delil yokken en azılı canilere dahi tanınan ama bize tanınmayan haklarından dolayı davacıyım.

Son olarak Rabbim, bize yapılan bu zulümleri reva görüp , “SİZİN ÇOCUKLARINIZ BİZE  KİNLE BÜYÜYECEKLER, ÇOCUKLARIN  DA İCABINA BAKMAK LAZIM” diyen başı kapalı, namaz kılan o teyzeden de davacıyım.

Yukarıda bahsettiğim sebeplerin göz önüne alınarak bize bu zulümleri yapanlardan davacıyım, davamızın tez zamanda görülüp suçluların senin engin adaletine teslim edilmesini istiyorum. Eşimin de bir an evvel ailesinin yanına gelmesini talep ediyorum.

Rabbim seni biz ve bizim gibilerin vekili tayin ediyoruz. Sen hem hâkimsin hem de bizim vekilimizsin.