İHD: 2016’da İnsan Hakları İhlali Rekoru Kırıldı

Cumhuriyet Tarihi’nin en kara yılı İHD raporuyla 2016 olarak belirlendi.

İHD, “En kara yıl” olarak nitelendirdiği 2016 yılı hak ihlalleri raporunu açıkladı. Rapora göre, 594 kişi yargısız infaz edildi, silahlı çatışmalarda 629’ı asker, polis ve korucu, bin 3’ü örgüt üyesi ve 39’u sivil olmak üzere toplam bin 671 ölüm yaşandı. İHD MYK Üyesi Hüsnü Öndül, Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan hak ihlalleri rekorunun kırıldığını söyledi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, “2016 yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri: Fiili Otoriter Başkanlık Dönemi” başlıklı raporunu açıkladı. İHD Genel Merkez binasında düzenlenen toplantı ile açıklanan raporda çarpıcı istatistikler yer aldı. Toplantıya, İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İHD Genel Sekteri Hasan Anlar ile MYK üyeleri Hüsnü Öndül, İsmail Boyraz, Adnan Vural ve Sevim Salihoğlu katıldı.

‘1999 YILINDAN BU YANA EN KARA YIL’

Raporu açıklayan Türkdoğan, 2016 yılını “Her yönüyle en kara yıl” olarak niteleyerek, “2016 yılı insan hakları ve demokrasi açısından AB üyelik müzakerelerinin başladığı 1999 yılından beri en kötü yıl olarak yaşanmıştır” dedi.

‘2016 YILI TÜM ZAMANLARIN REKORU’

İHD MYK Üyesi Hüsnü Öndül ise, 2016 yılının Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir çok noktada rekorlarla dolu olduğunu söyledi. Öndül, şöyle devam etti: “Sokağa çıkma yasakları 5442 İl İdaresi Kanuna göre uygulanıyor. İl İdaresi Kanunu 1949 tarihlidir. Bu 68 yıl boyunca hiç bir zaman Diyarbakır’da 100 kez sokağa çıkma yasağı uygulanmadı. Bu bir rekor. 1987-2002 OHAL’i olduğu dönemde 15 yılın toplamında Kürt illerinin toplamında 100 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmemişti. 152 gazeteci tutuklu, bu da bir rekordur. AK Parti’nin hükümette olduğu 2005 yılında cezaevlerinde 55 bin tutuklu ve hükümlü vardı. Şimdi 210 bin tutuklu ve hükümlü var. Cumhuriyet tarihi boyunca bu bir rekor. 13 vekilin tutuklu olması da rekordur. 926 hasta mahpusun bulunması da rekordur. Cumhuriyet tarihinde böyle bir sayı görülmemişti.”

Raporda yer alan ihlaller ise şöyle sıralandı:

YAŞAM HAKKI

“Özellikle sokağa çıkma yasakları süresince sivillere yönelik gerçekleştirilen öldürme eylemleri, yasa dışı örgütlerin sivil yerleşim bölgelerindeki saldırılarında meydana gelen ölümler, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında sokağa çıkan göstericilerin ağır silahlarla taranarak ve bombalanarak öldürülmesi Türkiye’de Anayasal güvence altında olan yaşam hakkının etkili bir şekilde korunamadığını ve özellikle devlet görevlilerinin ağır ihlallerde bulunduğunu göstermiştir.

* 2016 yılında kolluk kuvvetlerinin yargısız infazları sonucu 594 kişi yaşamını yitirdi.

* ‘Resmi hata ve ihmaller’ sonucu 301 yurttaş, sivil yerleşim yerlerinde ‘yasa dışı örgüt saldırılarında’ 28’i yabancı uyruklu, 121 asker ve polis olmak üzere 316 kişi hayatını kaybetti.

* Silahlı çatışmalarda 629’ı asker, polis ve geçici köy korucusu, 1003’ü silahlı militan ve 39’u sivil olmak üzere toplam bin 671 ölüm yaşandı.

* Mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu 14’ü çocuk 21 kişi yaşamını yitirdi.

* Nefret cinayetlerinde 10 kişi yaşamını yitirdi.

* Kadınların yaşam haklarına yönelik ihlallerde 394 kadın şiddet sonucu yaşamını yitirdi.

* Çocukların yaşam haklarına yönelik ihlallerde 21 çocuk intihara sürüklenirken, 60 çocuk ev, okul ve toplumsal hayat içinde gördüğü şiddet sonucu yaşamını yitirdi.

İŞKENCE, KÖTÜ MUAMELE, ONUR KIRICI VE KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ DAVRANIŞ VE CEZALANDIRMA

* 284’ü çocuk 5 bin 606 kişi hem devlet kurumlarında hem de toplumsal hayatta işkence ve onur kırıcı davranışa maruz kaldı.

* 14’ü çocuk olmak üzere 830 kişi gözaltında işkence ve kötü muamele gördü.

* Gözaltı yerleri dışında 17’i çocuk 628 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kaldı.

* Cezaevlerinde bin 348 kişi işkence ve kötü muamele gördü.

* Toplumsal gösterilerde 2 bin 581 kişi kolluk kuvvetleri tarafından şiddet gördü. Bu kişilerin 219’u çocuk.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

* 2016 yılının en ağır hak ihlalleri elbette sokağa çıkma yasakları süresince işlenmiştir. TİHV Dokümantasyon verilerine göre, sokağa çıkma yasaklarının uygulanmaya başlandığı ilk tarih olan 16 Ağustos 2015 ile 31 Ocak 2017 tarihleri arasındaki 18 aylık süre içerisinde, başta Diyarbakır (100 kez), Mardin (23 kez), Hakkari (19 kez) ve Şırnak (13 kez) olmak üzere Bitlis (4 kez), Batman (3 kez), Muş (2 kez), Bingöl (2 kez), Tunceli (2 kez) ve Elazığ’da (1 kez) toplam 10 il ve en az 39 ilçede, resmi olarak tespit edilebilen en az 169 süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasağı ilanı gerçekleşmiştir.

* Ayrıca, yasaklar başlamadan önce yapılan 2014 nüfus sayımına göre, ilgili ilçelerde yaşadığı bilinen en az 1 milyon 900 bin kişi, başta en temel yaşam ve sağlık hakları ihlal edilerek bu yasaklardan etkilenmiştir.

* 2016 yılı içerisinde gerçekleştirilen 594 yargısız infaz vakasının önemli bir bölümünün sokağa çıkma yasakları sürecinde gerçekleştiğini belirtmek isteriz.

* Sokağa çıkma yasakları uygulanan il ve ilçelerde uygulanan abluka sonucu gerçekleştirilen yıkımların da etkisi ile en az 500 bin insan zorla yerinden edilmiş olup bu insanlar göçe zorlanmıştır.

KADINA KARŞI ŞİDDET

* 2016 yılında toplumsal alanda ve ev içinde şiddet sonucu 361 kadın öldürülmüş, bu ortam nedeniyle ayrıca 33 kadın intihar etmiştir.

* Yine bu sürede 763 kadın yaralı kurtulmuştur. Bir önceki yıl ile karşılaştırdığımızda kadına yönelik şiddette artış trendinin devam ettiği anlaşılmaktadır.

* 2016’ya hakim olan şiddet ve savaş ortamı ayrıca kendisini kadına yönelik şiddet olarak göstermiştir.

KİŞİ GÜVENLİĞİ VE ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK İHLALLER

* 504’ü çocuk olmak üzere 13 bin 957 kişi gözaltına alındı.

* 133’ü çocuk, 3 bin 336 kişi tutuklandı.

* 1 Kürt yurttaş arkadaşı tarafından yakılarak öldürüldü.

*48 Kürt öğrenci, 15 Kürt işçi, 5 Amedsporlu yönetici, 3 Kürt yurttaş ve 10 Alevi yurttaş ırkçı saldırıya maruz kaldı.

* HDP Eş Genel Başkanları olmak üzere 13 milletvekili tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, HDP çizgisinde siyaset yapan DBP üyesi 84 belediye eş başkanı görevden alınmış, bu belediyelere devlet tarafından el konulmuş, 83 belediye eş başkanı ile HDP il ve ilçe eş başkanlarından 135 kişi tutuklanmış ve siyaset yapan aktivistlere dönük yargı baskısı gerçekleşti.

* Şubat 2017 itibarı ile 17’si imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü olmak üzere toplam 152 gazeteci tutuklu bulunuyor.

* Çoğunluğu Kürt illerinde 23 asker ve polis alıkonuldu.

* Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı talepleri 2016 yılında da karşılığını bulamadı, AİHM’in zorunlu din derslerinin kaldırılması ve cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ile ilgili kararlarının gereği yerine getirilmedi.

İFADE ÖZÜGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK İHALLER

* 2016 yılında 86 etkinlik yasaklandı.

* 26 yayın organı baskına uğradı, 192 yayın organı yasaklandı, 2 bin 17 medya kuruluşu kapatıldı.

TOPLANTI VE GÖSTERİ ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK İHLALLER

* OHAL nedeniyle illerde valiler tarafından yaygın yasaklamalar uygulandı. Yasak olmayan illerde kolluk kuvvetleri tarafından 308 gösteriye müdahale edildi.

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK İHLALLER

* 2016 yılında 2 Halkevine, 1 eğitim destek evine, 12 derneğe, 2 kütüphaneye, 1 spor kulübüne, 5 kültür merkezine, polis baskını yapıldı.

* 142 siyasi parti binasına polis saldırısı düzenlendi. 79 HDP ve BDP parti binasına polis baskını düzenlendi.

* 2016 yılında toplam 1 bin 570 sendika, vakıf ve dernek kapatıldı.

EKONOMİK VE SOSYAL HAKLAR

* 21 Temmuz 2016 -23 Şubat 2017 tarihleri arasında 100 bin 797 kişi mesleğinden ihraç edildi. 16 bin 475 sendika üyesine idari soruşturma açıldı.

EĞİTİM HAKLARINA İLİŞKİN İHLALLER

* 119 öğrenci katıldıkları etkinlikler nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı. Sokağa çıkma yasakları nedeniyle 300 bin öğrencinin eğitim hakkı ihlal edildi.

CEZAEVLERİ

* Cezaevlerinde bin 15 sağlık hakkı, 204 haberleşme hakkı ihlal edildi. 533 disiplin cezası verildi. 2 bin 227 bin sevk/sürgün uygulaması yaşandı.

* 1 Kasım 2016 (Adalet Bakanlığı’nın bilgi verdiği son tarih) itibariyle cezaevlerinde toplam 197.297 tutuklu/hükümlü/hüküm özlü kişi bulunurken, şu anda 210 bin tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

* 2016 yılında cezaevlerinde intihar, işkence, kötü muamele, kaza, ihmal, hastalık, mahkûmlar arası kavga vb nedenlerle en az 35 kişi yaşamını yitirmiştir.

* Türkiye cezaevlerinde İHD’nin tespit edebildiği kadarı ile 331’i ağır olmak üzere 926 hasta mahpus bulunmaktadır.

Raporun sonuç bölümde de şunlar yer aldı:

* Bugün Türkiye’de insan hakları açısından acilen yerine getirilmesi gereken tek bir talep vardır; o da acilen barışın tesis edilmesidir. Barışın sağlanamadığı koşullarda yaşam hakkı korunamamakta, yaşam hakkı olmayınca da diğer tüm haklardan söz etmek mümkün olamamaktadır.

* Demokrasinin ön şartı ifade özgürlüğüdür. Şu anda Türkiye’de ifade özgürlüğü otoriter yönetimin yargı baskısı altındadır. Dolayısıyla Türkiye’de asgari standartlarda dahi demokrasiden söz edilemez. Bu nedenle demokrasi mücadelemiz kaçınılmazdır.

* OHAL ve KHK rejimi bir karşı darbe rejimidir. Bundan derhal vazgeçilmelidir.

* Devam eden hak ihlalleri durdurulmalı, sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütülmeli, cezasızlık derhal terk edilmelidir.