Mağdur (Z. öğretmen)

Asagidaki mektubu lütfen üşenmeden okuyun ve yayın,herkes duysun

Hiçbir anne benim yasadığım imtihanı yaşamasın

Hiç bir evlat annesine bunu yapmasın

Ancak yasayan bilebilir, çoook acı

Tüm mağdur annelerin anneler gününü kutlarım.

İyi geceler. Ben 672 sayili khk ile herhangi sorusturma veya sebep gösterilmeden bir gecede ihrac edilen 18 yıllık bir öğretmenim.10 aydir yasadiklarimi yazsam roman olur derler ya hani o cinsten. Belki gün olur uzun uzun anlatılır her biri

İhraç olunca sadece mesleginizi, paranızı kaybetmiyorsunuz, geçmişinizi de siliyorlar Kimse korkudan kapınızı çalamıyor mesela, en yakın arkadaşlarınız telefonunuzu engelliyor korkudan, çocuğunuza öğretmeni tüm liyakatina rağmen başrol vermiyor (müdüründen korkusundan) ,akrabalarınız düğününe çagırmıyor, babanız dahi :”Koskoca devlet yanılmadı ya bak x haber  de diyorlar ki ‘siz cocuklarinizin masumuz dedigine bakmayin kimbilir nerenin imamidir?’.

Eczaneye  gidiyorsunuz: “Sigortanız görünmüyor hocam.” diyor, ihracim ben diyorsunuz yüzü şeytan görmüşse dönüyor, yüzünüze bakmamaya özen gostererek alelacele ilacınizi verip gönderiyor. Daha bir dolu detay… sosyal idam bizimkisi velhasıl tecrübe etmeyen bilemiyor.

Tüm bunlara sabredip hayata bir köşesinden yine de tutunmaya çabalıyorken bir annenin canından can koparan bir felaket yasadim. Yazimin asıl konusu da bu aslında.

18 yıllık emeğimle aldığım evimin satış parasını ihraç olduğum günleri takiben emaneten öz oğlumun hesabına aktardım. Kendi önerdi bunu üstelik, “Anne işler ülkede  .oka sarıyor ,senin gibi birini bile isten attılar Bak! Herkesin hesaplarına el koymaya kadar gider bu işler sana söyleyeyim, sen sosyal medya takip etmiyorsun hiç,millet bunu konusuyor.” diyor. “Borcun var sağa sola el konursa nasıl ödersin?Bende olursa garantide olur. Ortalığın tozu dumanı geçsin hele bir.”  diyor. Sonra….sonra üniversite için gittiği il dışından telefonlara cevap vermemeye başlıyor, tüm tellerden ve sosyal hesaplarından beni engelliyor, bizden habersiz özel bir yurda yerleșiyor ve yurt yönetimine talimat veriyor: Asla annemin tellerini baglamayacak, hakkımda bilgi vermeyeceksiniz, diye. 3 tane de avukat tutuyor kendine, biz bunlarin hepsini kendisinden haber alamayınca başına bir şey geldi diye endişelenerek üniversite okudugu şehre gidince öğreniyoruz. Bizi karşısında görür görmez polisi arıyor, avukatını ve sonradan akıl hocası olduğunu anladığımız bir kişiyi çağırıyor ve tehditler başlıyor. İki eline kelepçe geçmis gibi isaret yaparak bana ve onu kendi evladı gibi seven, üniversiteyi kazanması icin geceleri test çözdürüp ders anlatan eşime  “Hele paranın peşine düşün bakalım, bunlar fetocu derim, bir ihbarla hapse tıkınır kalırsınız, bu isler artık çocuk oyuncağı” diyor…Kendimizi ekip otosunda buluyoruz, avukatı akıl vermiş olacak ki karakolda ifadesini degistiriyor “bana tokat attı,kaçıracaklardı vs…” dönüyor iş ve olaylara ayınca ben  ve eşim dolandırıcılık, alacak  vs…davalarımızı tek tek açıyoruz. Düşünün bir anne olarak ogluma dava acmaya mecbur kaldım.Zira oglum da olsa iftiraya, boş tehditlere pabuç bırakacak biri değilim. Ama o ve ona bu işi yaptıran çevresindeki kişiler sürekli bize “davalari geri cekin, paranin pesini birakin , fetocu deriz pisman olursunuz” tehditlerine devam etmekte…Onun adına ben utanıyorum. İnsan annesine bunu yapar mı?Ama yapabiliyormuş öyle bir algı bombardımanı içinde durumdan fayda sağlamaya çalışan insan en yakınınız, kanınız canınız olabiliyormuş. Ne de olsa  belirsiz bir sebepten ihrac olmus , toplumdan dışlanmış, alnına leke çalınmış biriyim artık, sesimi duyuramam, hakkımı arayamam, kimseyi masum olduguma inandiramam o halde firsat bu firsattır değil mi?

Öz oglum  bunu yapan…18 yașina gelsin, üniversiteyi kazansın diye gözüm gibi baktigim yetimim (babasi vefat edince 4 yasindan beri onu kimseden yardım almadan büyüttüm) mühendislik kazanmasi icin gecemi gündüzüme kattim, ders anlattım, ders aldırdım, özel okullara yolladım memur maaşımla hatır rica ile insanlardan.

Benim kalbim iki anneler gününü hiç unutmayacak !

İlki 1996 …benim gibi egitimci olan enstitü mezunu annemi kaybettigim yıl, annemsiz ilk anneler günümde yüreğimin üzerine koca bir tas koyup üstünde tepiniyorlar gibi hissetmistim.

İkincisi 2017 Mayısın ikinci pazarı olacak yani bu pazar …10 aydır kalbimin üzerindeki tonlar ağırlığındaki taş, anneler gününde daha da ağırlaşacak.

Ceza alır diyor avukatlar

mağdur ve parası gasp edilen yanım alsın tabii diyor

anne olan bir yanım sicili bozulacak bu genç yaşında yavrumun diyor

anne olan ikinci yarım geride düşünmen gereken küçücük bir kız cocugun(henuz 8 yaşında) daha var,issizsin, kiradasin ama sartlar ne olursa olsun ona bir gelecek kurma sorumlulugun var diyor

egitimci yanim henuz 18’inde böyle bir seyi yapan bir birey yaptiginin bir bedeli oldugunu bilip o bedeli odemezse topluma karisinca neler neler yapar , elbet bedel odemeli diyor

eş yanim ona baba olmasa da ornek bir abi olan bir fiske vurmayan bir kötü söz etmeyen esime bunu nasil yapar diyor…

Hicbir anne evladiyla imtihan olmazsındır duam.

Dunyanin iyilik ve adaletleriyle güzelleştiren evlatlarin annelerinin basta zubeyde annemiz olmak uzere anneler gununu kutlarim.