Ülkemizde devam eden hukuksuz operasyonlarda birçok sağlık problemi olan masum insan sağlık gerekçelerine bakılmaksızın gözaltına alınıyor ve tutuklanarak cezaevine atılıyor. Cezaevinde gerekli tedavisi yapılmayan bu kişiler, cezaevinin de getirdiği sağlıksız koşullar altında hayatları riske giriyor.

Kanser Hastası Olduğu Halde Tutuklandı

Gencecik bir insan olan, hayatının baharında kendisine kanser teşhisi konulan ve İstanbul’da yaşayan A.D.’ de bu operasyonlara maruz kalarak hukuksuz bir şekilde gözaltına alındı ve tutuklandı. Beraber çalıştığı mesai arkadaşlarının iftirası üzerine hapse atılan kanser adam çok zor şartlar altında cezaevinde kaldı. Annesinin hasta iken gözü gibi baktığı oğlu 15 Temmuz sonrasında bir gece ansızın evinden polisler tarafından alındı. Kanser olduktan sonra iyileşen ve yuva sahibi olur dediği oğlunun hastalığına bakılmaksızın cezaevine atılmasına A.D.’nin annesi çok üzüldü.

Gözaltına alındığında annesinin polislere “ne olur, o hasta bakıma muhtaç o’nu değil kardeşlerinden birini veya beni alın” dediğinde herkesin içi parçalandı. Ne polislerin ne de savcının dinlediği hasta gencin annesinin yakarışlarına rağmen gözaltına alınan A.D. nezarethanede hijyenik olmayan ve bir kanser hastasının uzun süre kalmasının hayatını tehlikeye sokacak daracık ortamda hastalığı artar. Kanser Hastası A.D.’nin düzenli bir şekilde alması gereken ilaçları da gözaltı sürecinde verilmediği gibi cezaevinde de ilaçları verilmedi.

Ne İlaçlarını Verdiler Ne De Tedavi Ettiler

A.D.’nin annesi günlerce cezaevi kapısında ilaçları vermek için bekledi “ancak içeri ilaç sokulmaz” denerek talepleri geri çevrildi. Acılı anne “serbest bırakmıyorsunuz, ilaçlarını vermiyorsunuz bari hastaneye yatırın tedavisini olsun” dedi ancak yetkililerden kimse kendisini dinlemedi. Çaresiz anne yüzlerce dilekçe yazdı dilekçe yazmadıkları kurum, yetkili kimse kalmadı ancak kimse bir cevap vermedi. A.D.’nin cezaevi şartlarında hastalığı iyice arttı. O kadar bitkin ve perişan hale gelen kanser hastası adama çıkarıldığı mahkemede mahkeme başkanı A.D.’nin halini görerek “senin raporun var mıydı? ” diye sormak zorunda kaldı. Bu kadar gün hukuksuz bir şekilde cezaevinde kalan ve 72 gün sonra tahliye olan genç adamın hastalığı artık son evreye geldi. Evladına yapılan zulmü durdurmak için çalmadık kapı, yazmadık dilekçe, dil dökmedik yetkili bırakmayan acılı anne sonunda oğluna kavuştu ancak tedavi edilmediğinden şu an A.D.  kendi başına ihtiyaçlarını gideremez halde ve beslenmesini mama ile gerçekleştirmektedir.

Toplumun vicdanını yaralayan ve insanlara bu kadar da olmaz dedirten bu acımasız olaylar sonrasında birçok insan hayatını kaybetmektedir. Hukuksuz operasyonlar yetmezmiş gibi bir de insanları ölümü için yetkililerin ellerinden ne geliyorsa yapmaları ise soykırım işlendiğinin bir kanıtı.