2016 yılında Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında Türkiye 2015 yılına göre iki puan daha kaybederek, 180 ülke arasında 151.sıraya geriledi. Freedom House ise Türkiye’yi basın özgürlüğü açısından ‘yarı özgür ülke’ konumundan ‘özgür olamayan ülke’ konumuna düşürdü. Yapılan başka bir araştırmaya göre ise dünyada tutuklu gazetecilerin yarısı Türkiye’de.

Uluslararası insan hakları örgütlerinden ve Avrupa Birliği ülkelerinden tutuklu gazetecilerle ilgili Türkiye’ye yönelik eleştirilere rağmen gazeteciler tutuklanmaya devam ediyor ve tutuklu olan gazeteciler de serbest bırakılmıyor.

15 Temmuz sonrası gözaltına alınan gazetecilerden biri de Tuncer Çetinkaya. 23 Temmuz 2016 tarihinde, Aksaray’da 8 sivil polis tarafından gözaltına alınan gazeteci Çetinkaya’dan 4 gün boyunca ailesi hiçbir şekilde haber alamadı. Nerede olduğu dahi yetkililerce söylenmeyen aileye 4 gün sonunda gazeteci Çetinkaya’nın Antalya Sanayi Karakolu’nda olduğu söylendi. Daha sonra Adliyeye sevk edilen gazeteci Çetinkaya tutuklanarak, Antalya L Tipi Cezaevi, F9 koğuşuna konuldu ve

11 aydır aynı cezaevinde tutuklu olarak bulunuyor.

Tutuklu gazeteci Çetinkaya aslında birçok hastalığı olmasına rağmen cezaevine konularak bir nevi ölüme terk edildi. Tedavisi henüz bulunmayan kalıtsal “polikistik böbrek hastası ” olan ve bütün aile büyüklerini bu sebepten kaybeden Çetinkaya’nın bunun yanında yüksek tansiyon, prostat büyümesi, boyun fıtığı, tiroid, gibi teşhisi konmuş hastalıkları da bulunuyor.

Hastaneye Götürülmeme Nedeni Sözde Yeterli Komutan Olmaması

Bütün bu hastalıklarına rağmen tutuklanan Çetinkaya’nın tedavisi de cezaevi yönetimi tarafından yaptırılmadığı öğrenildi. Cezaevi yönetimi tarafından tedavi edilmemesinin nedeni olarak hastaneye götürecek komutan bulunamadığı oldu. Böyle komik bir mazeret gösterilmesinde akıllara cezaevi yönetimine siyasilerden baskı mı geldi sorusunu getirdi?

Bu süreçte hastalığından dolayı 30 kilo kaybeden tutuklu gazetecinin ağrıları arttığı halde hastaneye hala götürülmediği belirtildi. Birçok ilaç kullanması gereken Çetinkaya’nın cezaevine girdikten sonra 3.5 ay boyunca ilaçları kendisine verilmediği ve doktora çıkarılmadığı ifade edildi. Böbrek rahatsızlığı gitgide ilerleyen Çetinkaya’nın tansiyona direktetki eden diyet beslenme hastalığı konusunda ise cezaevinde yetersizlikler bulunduğu ve kendisine 7 ay sonra tansiyon aleti verilmesine izin verildiği öğrenildi.

Hukuksuzluk Müdür ve Komutanların Bilgisi Dahilinde

17 Ocak 2016 tarihinde fıtık ameliyatı olan tutuklu gazeteciye refakatçi dahi verilmedi. Normal şartlarda her tutuklunun yanında refakatçi kalmasına izin verilirken gazeteci Çetinkaya’ya yapılan farklı muamele ise yakınlarına bu kadar da olmaz dedirtti. Kendisine yapılan kötü muamelelerin bununla da bitmediği öğrenilen Tuncer Çetinkaya’ya çok ağır psikolojik işkenceler yapıldı. 8 saat üstü çıplak bir vaziyette bir kenara atılan, görevli askerlerin kötü muamelesine maruz kalan, kendisine yemek ve su verilmeyen tutuklu gazeteci sürünerek, kelepçeli vaziyette geri cezaevine götürüldüğü iddia edildi.

Tuncer Çetinkaya’ya yapılan bu işkence ve kötü muamelenin Antalya Ceza İnfaz Müdürü ve cezaevinde tutuklularla ilgili hastane işlemlerini yerine getiren komutanların bilgisi dâhilinde olduğu anlaşılması ise olayın vahametini gözler önüne serdi. Bir insanın hayatı söz konusu olduğu halde sudan sebeplerle tutuklu hasta gazeteci Tuncer Çetinkaya’nın tedavisini kasten yaptırtmayanlar ise suç işlemeye devam ediyor.

Hasta Tutuklu Gazetecinin Hemen Serbest Kalması Gerekmektedir

Cezaevi yönetimini gerekli tüm raporlar ve dilekçeler verilmesine rağmen Gazeteci Çetinkaya’nın tedavisinin yaptırılmaması ve bunun yanında bir de işkencelerle iyice ölüme terk edilmesi ise ayrı bir suç çeşidi olarak karşımıza çıkıyor.

Böbreklerinin %54’ ünü kullanamayan ve böbreklerindeki kistlerin 3 mm den daha fazla büyüme yaptığını doktor raporları ile belgelenen tutuklu gazeteci 2 haftada bir tetkikten geçirilmesi gerektiği halde cezaevi yönetimi tarafından bu tetkikler de yaptırılmıyor.

Tedavi edilmediği takdirde ölüm tehlikesi bulunan Gazeteci Tuncer Çetinkaya’nın sağlığı giderek bozulmakta. Yapılan uyarıları dinlemeyen Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Antalya Cezaevi Yönetimi ise yaşanan bütün hukuksuzluklardan sorumludur. Bu sorumluluğa ortak olmamak için yakınları tarafından dile getirilen serbest kalsın ve o şekilde yargılansın taleplerine ise bir an önce olumlu yanıt verilmesi gerekiyor.