Ülkemizde hukuksuz operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. Bu operasyonlar devam ederken Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Bağcı cezaevleriyle ilgili yaptığı açıklamada cezaevlerinin doluluk oranının yüzde yüze ulaştığını belirtti. Bunun sebebini ise bazen bir haftada 2.000 tutuklunun cezaevlerine getirilmesi olarak gösterdi.

Listeler üzerinden fişlemelerle yapılan operasyonların sonucu olan bu aşırı tutuklamalarla on binlerce insan şu an ağır yaşam koşulları altında cezaevinde tutuklu olarak bulunuyor.

Koğuşlarda Tutuklular Tıka Basa Kalıyor

Hakkâri’de bulunan Cezaevi İnfaz Kurumu da doluluğun üst seviyelerde olduğu ve insanların koğuşlarda tıka basa kaldığı cezaevlerinden biri. 18 kişilik koğuşlarda 24 kişinin kaldığı belirtilen cezaevinde tutuklular için neredeyse nefes alacak yer bulunmadığı belirtiliyor. Özellikle yaz aylarında sıcaklığın dışarıda 45-50 derecelere vardığı Hakkâri’de ki cezaevinde kalan tutuklular havalandırmanında yetersiz ve sınırlı sayıda olduğu koğuşlarda cehennem sıcakları ile mücadele ediyor.

Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin yararlanması için cezaevi yönetimi tarafından kültür ve sanat faaliyetleri sunulmaktadır. Bu faaliyetlere cemaat soruşturmalarından dolayı tutuklu bulunanlara katılma hakkı verilmediği iddia edildi. Ayrıca hiçbir spor faaliyetine katılmalarına da izin verilmeyerek tutuklular arasında ayrımcılık yapıldığı öğrenildi. Diğer suçlardan tutuklu veya hükümlü olanlara bu haklar tanınırken, cemaat soruşturmalarından tutuklu bulunanların bu haklardan mahrum bırakılması ise akıllara siyasi iradenin baskıcı tutum ve talimatlarını getirdi.

Kitap Okuma İmkânları Sınırlı

Kütüphaneden yararlanma hakkı bulunan tutuklulara bu imkânlardan da sınırlı olarak yararlanma şartı getirildi. Tutuklulara haftada ancak 1 ya da 2 kitap verildiği ve bu sayının tutuklu ve hükümlüler için yetersiz olduğu belirtildi. Bunun yanında dışarıdan da süreli veya süresiz yayın getirilmesine izin verilmediği cezaevinde haber alma hürriyetinin de  kısıtlandığı görüldü.

Diğer cezaevlerinde de olduğu gibi Hakkâri Ceza İnfaz Kurumu’na da getirilen giyeceklerde sınırlamaya gidildiği ifade edildi. İnfaz koruma memurlarının cezaevine gelen giysilerin renklerine bile karıştıkları ve bu durumun tutuklu ailelerini zor duruma düşürdüğü görüldü. Cezaevine ütülü ve düzgün bir şekilde gönderilen giysilerin arama yapan infaz koruma memurları tarafından düzensiz bir şekilde ve tıkış tepiş poşetlere doldurulması ise tutuklu ve yakınlarını üzdüğü belirtiliyor.

Cezaevinin mevcudu kapasitesinin çok üstünde olması nedeniyle tutuklu yakınlarının açık görüş ve kapalı görüş yapmalarına sınırlı olarak izin veriliyor. Yurdun değişik yerlerinde yaşayan birçok insanın toplama kampı gibi tutulduğu Hakkari Cezaevi’nde uzak illerden gelen tutuklu yakınları çok az bir süre eşleri ve yakınları ile görüşebiliyor. Aşırı sıcakların yaşandığı Hakkari’de uzun süre ayakta bekleyen tutuklu yakınları ise bu sürenin daha da arttırılmasını yetkililerden talep ediyor.