Bu mektubu size Çanakkaleden yazıyorum. Çevremdeki insanlar dertlerini  bir yerlere anlatmaya çalıştılar, seslerini tepelere duyurmaya çalıştılar.

Ama nafile..!

Yalan yok, bende bir kaç kapıya gittim..!

“Derdi derunuma derman arardım,

Dediler, derttir dermanın senin.”

Kapılı sürgülüymüş bilemedim. Sesimi duyurmak için bu mektubumu sizinle paylaşıyorum.

Yirmi üç yaşında üniversite öğrencisiyim. Şuan üç ailenin yükü var omuzumda. Onlara bakabilmek umuduyla okulumu yarıda bıraktım, bitiremedim. Kesinlikle isyanlarda değilim, bilmenizi isterim. Ailemizden, babam, halam, eniştem, amcam yedi aydır tutuklular. Onlarda isyan etmediler hiç..! Ancak yapılan işkenceler dayanılacak gibi de değil.

Halamı yedi ay sonra savcı ifadeye çağırdı. İtirafçı ol kurtul dedi. İtiraf edecek bir şeyim yok deyince onu katillerin içine attırdı. Orada üç saat kadar kaldıktan sonra ters kelepçe takılarak tutuklandı.

İçeride ölmekten beter hale getirilenler varmış. Dayak, işkence, kötü muameleler..! Bu yüzden biz iyi haldeyiz deyip hallerine şükrediyorlar.

Açık görüşlerimiz iptal edildi. Giriş çıkışlarımız işkenceye dönüştürüldü.

İçeridekiler açık görüşleri dört gözle bekliyorlar. Bizde hasretle, özlemle..!

Yapılan işkenceler duyulmasın diye bu tedbirler alınmış. Oysa hukuksuzluklarını sağır sultan bile duydu. Sadece kendileri duymak istemiyorlar. Kendi oluşturdukları milletlerine öyle bir şey yok diyorlar. Bu ülke de hukuk var, kanun var, nizam var diyorlar.

Kimse de sorgulamıyor zaten, kimsenin de umrunda değil.

Ben sadece açık görüş olsun istiyorum. O kapı açılınca sanki yeni dünyanın kapıları açılır gibi oluyor. Heyecanla, kucaklaşmayı bekliyoruz.

Açık görüşlerde ki ilk soruları; ülkemizde neler oluyor?

Bu insanlar terörist olamaz..!

Ben, kendimi onların yerine bir dakikalığına dahi koyamıyorum. Bu kadar haksızlığa, bu kadar zülme katlanamıyorum, kalbim çatlayacak gibi oluyor.

Elimden, elimizden bir şey de gelmiyor.

Bir gün çıktıklarında bizim için ne yaptınız dediklerinde ne diyeceğim, onu düşünüyorum.

Sizin için dua ettim diyeceğim.

Ne olur sizde dua edin. Allahu alem artık sözün bittiği yerdeyiz.

10 Nisan 2016 da eşimle evlendik. Gayet mutlu ve huzurlu bir şekilde giden bir evliliğimiz oldu. Bizim de her evli çift gibi hayallerimiz, umutlarımız vardı.

15 Temmuz gecesi bizde eşim ve kardeşimle evimiz de tv olmadığı için her şeyden bihaberdik. Gece 12 sularında kardeşimin abla darbe olmuş demesiyle öğrendik ne olduğunu. Ve artık bir bekleyiş sıramızı belki. Her sabah uyandığımızda bugün de güneş doğdu, bugün de gelmediler diyerek uyanıyorduk. Biliyorduk bir sabah bizim de kapımızı çalacaklar. Yaklaşık iki ayı bu şekilde geçirdik.

Bir sabah aylardır beklediğimiz, korktuğumuz ses… O gece eşime korkuyorum çok huzursuzum gidelim buradan dediğimi hatırlıyorum. Ama bizim için yapılmış bir plan varmış.

Evimizi aradılar. Eşim onlara çay ikram etti onlar da emir kulu diye. Eşim giderken “Geleceğim merak etme, sakın üzülme dik dur.” deyip gitmişti. Sekiz gün hiçbir haber al

amadık ve 8 gün sonunda eşim sözüm ona darbeye teşebbüs ve o gece hayatını yitirmiş insanların katili gibi suçlandı diğer masumlar gibi.

Eşim alınmadan önce arabamızı satıp düğün borçlarımızı kapatıp, iki aylık da kira ayırıp gitmişti. Hissetmişti sanki. Ne heyecanlarla kurduğumuz evimizi hatıralarımızı eşim olmadan taşıyacaktım. Altı aydır her sabah acaba eşim bu akşam mı gelir, akşam olunca da acaba sabah mı gelir diye bekliyorum. Çünkü o geleceğim üzülme demişti.

Cezaevi yolları hiç bilmediğimiz yollar yerler. Bir cam arkası iki ayda bir olan açık görüş… Cam arkasından konuşmaktan şikayet ederken bir kaç ay sonra ondan da mahrum kalacaktım.

Bir sabah bizim kapımızı acı acı çaldıkları gibi ailemin kapısını da çaldılar. Bu sefer beni arıyorlardı. Ailemin, dedemin evi her yeri didik didik aramışlardı saatlerce. Artık eşimi görmeye gidemeyecektim. En çok da o yakmıştı içimi. Ona orada destek olamayacaktım, daha ne olabilir dememeyi öğrendim. Benim asıl zor günlerim şimdi başlıyordu.

Eşimi bir daha ne zaman nerede görürüm bilmiyorum. Herkes gibi Rabbimin inayetini bekliyorum. İmtihanı acı acı yudumlasak da diken yutsak da bu günlerin elemi gidip lezzeti kalacak inşaallah.