Tarsus Kadın Cezaevi’ndeki tutuklulara yönelik zulümler ve skandallar gündeme gelmeye devam ediyor. Cezaevinde kalmakta olan ya da yakın zaman öncesine kadar kalmış mağdurların tanıklıklarıyla ortaya çıkan bazı hukuksuzluklar şu şekilde olduğu görüldü.

26 Kişilik Koğuşta 70 İnsan

26 kişilik koğuşta yaklaşık 70 kişi kalıyor. Aşırı sıcaklarla birlikte insanlar nefes almakta dahi zorlanarak hayat mücadelesi veriyor. 70 kişi içerisinde çocuk, yaşlı, kanser hastası, tansiyon ve kalp rahatsızlığı olan birçok mağdur bulunuyor.

Sağlık İhtiyaçlarında  Engellemeler

Koğuşta rahatsızlananlar acil revir talebinde bulunduğunda taleplerine en erken bir hafta sonra cevap verildiği belirtildi. 50 yaşında ve  gıda alerjisi rahatsızlığından muzdarip bir kadın, gerekli olan aşısı yapılmadığı için nefes bile almakta zorluk çektiği öğrenildi. Hasta kadının aşısının bir ay sonra ancak yaptırıldığı ifade edildi. Kurum doktorunun yazdığı veya ondan talep edilen ilaçların getirilmesi ancak bir haftayı bulabiliyor.

Görüşler İptal Ediliyor

Adli tutukluların görüş günleri ile koğuştakilerin görüşleri çakıştığında görüş adli tutuklulara yaptırıldığı ve diğerlerinin görüşlerinin ise iptal edildiği ifade edildi. Hemen her ay mutlaka bir kapalı görüş bu şekilde iptal edildiği belirtildi.

Bebeklerin Hukuku Hiçe Sayılıyor

35 günlük iken içeriye alınan, 6 aylık iken getirilen, aylardır annesiyle  beraber çok zor şartlar altında ve hiçbir hak tanınmadan tutuklu çok sayıda bebek bulunuyor. Bebeklere ayrı yatak verilmediği için yavrular 4 kişinin arasında uyumak zorunda bırakılıyor.

Annesinin Bebeğinin Yanında Hastaneye Gitmesine İzin Yok

Geçtiğimiz aylarda ranzadan düşen küçük bir bebeğin hastaneye götürülmesi gerektiğinde annesinin refakat etmesine izin verilmediği ve sadece cezaevi görevlileri tarafından götürülebileceği öğrenildi.

Bir yaşını dahi doldurmamış bebekler gardiyanlarla hastaneye götürüldüğü, genelde hastanede sadece serum ve iğne yapılararak geri getirildikleri ifade ediliyor. Bebeklerin döndüğünde ağlamaktan neredeyse baygın düştükleri belirtiliyor.

Doğuştan Hasta Bebeğe Zulümler

Diğer bir acı durum ise babası da tutuklu olduğu için annesiyle birlikte cezaevinde kalan, doğuştan ağır rahatsızlıkları olan bir bebekle yeterince ilgilenilmemesidir. Suçsuz yere tutuklanan annenin tahliye talepleri gerekçesiz olarak reddedildi. Doğuştan çene ve göz sinirleriyle ilgili rahatsızlıkları olan bu bebeğin ağır ameliyatlar geçirmesi gerekiyor. Annesi tahliye edilmediği gibi babası da tutuklu olduğu için “bebeğinizi dışarıya gönderin orada ameliyat ettirsinler” cevabı verildi. Yine bu bebeğin gözüne takılması gereken bantlar ziyaretçileri tarafından getirildiğinde kabul edilmediği, cezaevi görevlileri bantları ne zaman isterlerle o zaman kabul edileceği söyleniyor. Adeta bebeğin hayatıyla oynanıyor.

Engelli Karı-Kocaya Zulümler

Doğuştan engelli olan ve merdiven dahi inip çıkamayan bir kadının 10 aydır yaptığı başvurulara olumlu herhangi bir yanıt verilmedi. Zaruri ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan, çamaşırlarını dahi yıkayaman engelli kadının, dışarda olan eşinin de %98 engelli raporu bulunuyor. Birisi dışarda diğeri içerde olan bu engelli çift, durumlarını raporlarla kanıtlayıp mahkemelere sundukları halde tahliye talepleri gerekçesiz biçimde reddedildi.

Gökyüzünü Göstermek İstemiyorlar

Cezaevi yetkililerinin insanlık suçu işlediğine dair diğer bir emare ise insanlara gökyüzünü dahi görmeyi yasaklamaya çalışmaları oldu. Havalandırmaya çıkan mağdurlar “gökyüzünü görmesinler”diye cezaevi yönetimi tarafından havalandırmanın üstüne file takıldığı belirtildi. Bu fileler defalarca yağmur, rüzgar tarafından düşürüldüğü halde cezaevi yöneticileri ısrarla gelip yeni fileler takmaya devam ediyor.

Mektuplara ve Kıyafetlere Engellemeler

Ailelerin getirdiği kıyafetler “kota dolu” bahaneleriyle cezaevi görevlilerince teslim alınmadı. Mağdurların sevdiklerinden, yakınlarından gelen mektupların içinde çocukların çizdiği bir küçük resim dahi olsa mektuplar sahibine ulaştırılmadı. Ayrıca haksız şekilde tutuklulara uyarı cezaları verildiği öğrenildi.

Aramalarda Hak İhlalleri Var, Mahkemeler Hukuksuzlukları Zabta Geçirmiyor

Cezaevine ilk girişte hukuksuz biçimde ve pervasızca aramalar yapılıyor. Bazı kişilerin aramasının kameralar önünde yapıldığı da iddia edildi. Bu şekilde yapılan birçok hukuksuzluk ve kötü muameleler, mahkemelerde ayrıntılı şekilde anlatıldı. Fakat mahkeme heyeti hukuksuzlukları zabta geçirmek istemediği ve dinleme tenezzülünde dahi bulunmadan “geçin olumsuz şeyler anlatmayı” sözleriyle şikayetçileri azarladıkları belirtildi.

Yeni Cezaevinde  de Sorunlar Artarak Devam Ediyor

Kadınlar için yeni yapılan cezaevi birçok temel eksikliklerine rağmen faaliyete geçtiği, buraya nakil edilen kadın tutuklulara en temel ihtiyaçlarının karşılanmasında dahi zorluklar çıkarıldığı öğrenildi. Aşırı sıcaklar, yoğun nem ve kapasitesinin çok üstünde kalabalık koğuşlarda yeterli su dahi verilmedi. Su verildiğinde ise çamurlu ya da aşırı sıcak şeklinde geldiği belirtiliyor. Ayrıca bu konularla ilgili yapılan şikayetler dikkate dahi alınmıyor. Mağdurlar ve yakınları yapılanların dışında da birçok hukuksuzlukların yapıldığını ifade ediyor.

Adaletli, Hukuka ve İnsan Onuruna Yaraşır İşlemler Yapılsın

Sonuç olarak, hukuki bir gerekçe gösterilmeden tutuklanan ve aylardır iddianameleri dahi hazırlanmadan yargılanmayı bekleyen onlarca anne, bebek, hasta ve engelli kadın mağdur edildi. Bebeklere, kanser ve diğer ağır hastalıkları olanlara, engellilere dahi ağır koşullar dayatıldığı, tahliye talepleri gerekçesiz reddedildi. Aşırı sıcak ve kalabalık koğuşlarda su gibi en temel ihtiyaçlar yeterince karşılanmayarak tutuklular insanlık dışı muamelelere tabi tutuluyor. Mağdurlar yalnızca adaletli olunmasını, mevcut hukuki kurallara riayet edilmesini ve insan onuruna yakışır işlemler yapılmasını istiyorlar.