Ben yirmi sekiz yaşında bir çocuk annesi bir bayanım. 15 Temmuzdan önce özel bir dershanede çalışıyordum. Fakat dershaneye el konulduktan sonra işsiz kaldım. Eşim de aynı dershanede çalışıyordu.

Elde avuçta bir şey yok, işveren yok. Eşim bir müddet iş aradı. Sonra bir yerde kalifiyesiz eleman olarak çalışmaya başladı. Buna çocuk gibi sevindim. Çünkü ben çok aramama rağmen hâlâ iş bulmuş değilim. İşverenler daha önce nerede çalıştın dediklerinde çalıştığım kurumu söyleyince işin rengi hemen değişiyor ve işe alamayacaklarını söylüyorlar.

Maddi ve manevi olarak o kadar zorda kaldık ki anlatamam. İşsizliğin bu kadar yoğun olduğu yerde işsizler ordusuna biz de eklenmiş olduk. Borçlarımızı ödeyemez duruma geldik. Toplum artık bizi terörist diye dışlamaya başladı. Komşularım akrabalarım eskisi gibi arayıp sormaz oldu. Ben kendimi eve hapsolmuş gibi hissettim.

Çalışmaya alışmış aksiyon halinde olmaya alışmış biri için ev hayatı beni sıkıntıya soktu, psikolojim bozuldu, çocuğum ile eşim ile iletişimim bozuldu, sosyal statüm zedelendi. Çocuğum bizim üzüntülerimizden, sıkıntılarımızdan çok etkilendi. Hayatımı