OHAL süreciyle birlikte on binlerce insan, haksız ve hukuksuz bir şekilde hapishanelere dolduruldu. Hapishaneler doldu taştı ama yetmedi. Dışarıda kalan ailelerin hayatı da, adeta bir açık hava hapishanesine dönüştürüldü. Gözü yaşlı çocuklar ise anne babalarının yokluğuna mahkum edildi.

Dersaneler Kapatılınca Anne Baba İşsiz Kaldı

Edinilen bilgiye göre, M.A ve eşi İzmir’in kendi halinde sakin bir ilçesinde öğretmenlik yapıyorlardı. Dersanelerin kapanma sürecinde her ikisi de işsiz kaldılar. Ömürleri boyunca öğretmenlikten başka bir iş yapmamışlardı, bu yaştan sonra ne iş yapabileceklerini bilemediler. Günlerce, haftalarca ne yapabileceklerini, geçimlerini nasıl kazanabileceklerini düşündüler. İki kız çocukları vardı, gelecek adına bir adım atmaları gerekiyordu.

İki Çocuklu Aile, Tek Odalı Bir Eve Taşındı

Ailenin içler acısı hali, 15 Temmuzla birlikte hepten perişan oldu. İnsanlar bırakın iş vermeyi, onlarla konuşmaktan bile çekiniyorlardı. Zaman geçtikçe maddi sıkıntılar da büyüdü. Çaresiz kalan aile, M.A.’nın babasına ait tek odalı küçük bir eve taşındı. Artık bu küçük evde yaşamaya çalışıyorlar.

12 Yıl Önce Bir Dersanede Çalıştığı İçin Gözaltına Alındı

Ama orada bile hiç bir şey hayal ettikleri gibi olmadı. 23 Kasım 2016 günü M.A. gözaltına alındı ve Samsun’a götürüldü. Gözaltı gerekçesi, M.A.’nın on iki yıl önce Samsun’daki bir dersanede çalışmış olmasıydı. Zavallı öğretmen tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Üzerinden aylar geçmiş olmasına rağmen halen, hakkındaki suçlamanın ne olduğunu bile bilmeden cezaevinde yatıyor.

Küçük Kız Geceleri Kalkıp, Hıçkıra Hıçkıra Ağlıyor

Emektar öğretmen hapiste ve çile dolduruyor, dışarıdaki ailesi de ondan çok farklı değil. Kalp hastası olan eşinin rahatsızlıkları gün geçtikçe artıyor. Bayılma nöbetleri artık çok sık tekrar ediyor. Yıllardır okul birincisi olan büyük kızı, sınıfı geçmekte bile zorlanıyor ve okuluna gitmek istemiyor. Küçük kız ise artık babasının yokluğuna dayanamıyor, geceleri kalkıp hıçkıra hıçkıra  ağlıyor.

 

M.A. için artık gündüzler geceler birbirine karışmış durumda. Eşi ve çocuklarının hallerini duydukça, hapishane duvarları onu sıktıkça sıkıyor. Artık onun da sağlık problemleri başgöstermeye başladı. Tek isteği adalet; gerçek hukukçuların elbet bir gün yaşanan zulme “DUR” diyeceklerine inanıyor.