Yahya Kemal; “İnsan, alemde hayal ettiği müddetçe yaşar”, demişti. Yaşanan zulüm süreci, sadece ülkenin geleceğini ve bireysel özgürlükleri tehdit etmiyor; insanları hayata bağlayan hayallerini de öldürüyor. Senelerdir tedavi gören ve anne olma hayalleri kuran A. Hanım’ın artık anne olma umudu kalmadı.

Sekiz Ay Önce Trafik Kazası Geçiren Kadın Tutuklandı

Edinilen bilgiye göre, sekiz ay önce ağır bir trafik kazası geçiren ve boynunda iki adet platinle yaşamak zorunda kalan A. Hanım, 6 Ekim 2016 tarihinde haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Cezaevi koşulları, henüz tam manasıyla iyileşmeyen kadın için tam bir zulüm oldu. Koğuşun çok soğuk olması ve çamaşırlarını elinde yıkamak zorunda kalması, A. Hanımın ağrılarını dayanılmaz hale getirdi.

Ortopedik Yastığa İzin Verilmedi

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, cezaevi yönetimi, boynunda iki adet platin bulunan kadının, ortopedik yastığını yanına almasına da izin vermedi. Zavallı kadın ağrılarından dolayı geceleri uyuyamadı. 1,5 ay tutuklu kalan kadın, yaşadığı cezaevi sürecini “o 1,5 ay, benim için 1,5 yıl gibi geldi” şeklinde tarif ediyor.

8 Yıldır Kısırlık Tedavisi Görüyordu

Ne yazık ki, adlî kontrol şartıyla serbest bırakılan A. Hanımın mağduriyeti, yaşadığı 1,5 aylık tutuklulukla sınırlı olmadı. Hem kendisi hem de eşi mesleklerinde ihraç edildi, sağlık güvenceleri iptal edildi. Halbuki o, 8 yıldır infertilite (kısırlık) tedavisi görüyordu. Embrioları dondurulmuş ve hastanede muhafaza altına alınmıştı. Sağlık güvencesinin iptal olması nedeniyle, anne olma hayalleri kuran kadının tedavisi yarım kaldı.

Uzmanlara göre, tüp bebek tedavisinde 35 yaş, risk sınırı olarak kabul ediliyor. Daha ileri yaşlardaki insanların çocuk sahibi olma olasılığı çok düşük. A. Hanım da şu an 35 yaşında.

“Affetmeyeceğim!”

Bu acı gerçek karşısında zavallı kadın; “canı gönülden inanıyorum ki, mesleğime geri döneceğim. Terörist yaftasından da temizleneceğim. Ama o gün anne olma hayalim kalmayacak. Uğradığım haksızlıkları affetsem de, anne olma hayalimi elimden alanları affetmeyeceğim” diyor.