Onbinlerce Anadolu insanın hukuksuz bir şekilde gözaltına alındığı ve her gün onlarca kişinin gözaltına alınmaya devam ettiği zulüm sürecinde işkence ve kötü muamaleler neredeyse rutinleşti. İşlem yapılan kişilerle dosyaların bomboş olması, suçlamalara esas teşkil edebilecek hiçbir delil bulunmaması nedeniyle özellikle emniyet müdürlüklerinde işkenceli sorgular ve yoğun baskılarla insanlara ‘olmayan suçları’ kabul ettirmeye çalışıldığı belirtiliyor.

Ağır işkence vakalarının rapor edildiği şehirlerden birisi de Bayburt. Milli Eğitim Bakanlığı’nda başarılı bir öğretmen iken hukuksuz bir şekilde OHAL KHK’sı ile ihraç edilen E. Bey Bayburt Emniyet Müdürlüğü polisleri tarafından gözaltına alındı. Bayburt TEM şube müdürü başta olmak üzere açık kimlikleri ve eşkalleri bilinen bazı polisler tarafından ağır işkencelere tabi tutuldu. 30 güne yakın kötü muameleler eşliğinde gözaltında tutulan E. Bey’e sürekli ve sistematik şekilde ağır psikolojik baskılar yapıldığı iddia edildi. E.Bey gözaltında kaldığı süre boyunca isimler vermeye, olmayan ‘suçunu’ kabul etmeye ve masum insanlara iftiralar atmaya

zorlandı. Nezarethanede kalan diğer şahıslar ve birçok polis de işkence ve kötü muamelere şahit oldu. Herhangi bir suç işlemediğini ve hukuksuz bir durumu olmadığını ifade eden E. Bey hukuki bir gerekçe belirtilmeden tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Hukukçular; işkenceli sorguları yöneten ve görmezlikten gelen Bayburt TEM Şube Müdürü, işkence fiillerine icracı olarak katılan polisler ve kötü muamelelere göz yuman diğer kamu görevlileri hakkında gerçek hukukun geri geldiğinde zamanaşımı sözkonusu olmayan işkence ve insanlığa karşı suçlardan yargılama yapılacağını dile getirdi.