Beş yıllık üniversite hayatımın sonuna gelmiş, veterinerlik bölümünü bitirmiştim. Mesleğimi çok seviyordum. İş hayatına atılmak için can atıyordum. 17 ağustos 1999’da olan Marmara depremi ülkemiz tarihinde derin yaralar açmış ve çok büyük bir enkaz bırakmıştı. Tam 18 sene sonra yani 17 ağustos 2017’de kendi hayallerimin enkaz altında kalışını izledim…

Hakkımda soruşturma açıldı.

Hukukun dümdüz olduğu, kararların özgürce ve delillerin ışığında değil de, talimatla verildiği bir dönemdeyiz. Bu nedenle sayısı binlere ulaşan mağduriyetler yaşanıyor. Bu hukuksuzluklar nedeni ile suçsuzluğumu ispatlayamıyorum.

Etrafımda kimse kalmadı. Annem ve babam hayatta değil. Tüm akrabalarım maalesef benden irtibatı koparma noktasına geldiler, iyice yalnızlaştım.

Kurduğum hayaller, umutlarım bir bina gibi tepeme çöktü. En tabiî haklarımızdan mahrum, yaşam mücadelesi veren on binlerden biriyim. Vicdanı ölmemiş, insana ve hukuka saygısı olan kuruluşlar, eli kalem tutup kamuoyuna hitap eden yazarlar, hukukçular bu zulme sessiz kalmayın, duyun!

Türkiye’deki mazlumların ve mağdurların ah edişlerini duyun ki siz de ortak olmayın bu zulümlere..