Benim adım ….. Bir yıldır eşim işsiz olduğu için, pazarda bebek kıyafeti satarak geçimimizi sağlıyorduk. Ta ki 13 temmuz akşamına kadar…

Eşim ve 1 yaşındaki oğlumla pazardan dönerken, polisler bizi durdurdu ve “sizi ve eşinizi emniyete götüreceğiz” dediler. Eşimle ben şaşkınlık içindeydik, küçük oğlum arabada uyuyordu.

Arabayı aradılar, oğlumu ve arabayı birinin almasını söylediler. Eşimin ailesi de benim ailem de uzaktaydılar. Ben çocuğumdan ayrılmak istemiyordum ama onu yanımda götürmeme izin vermediler.

Bizi götürdüler, daha 1 yaşındaki oğlum arabada kaldı. Eşim kuzenini aradı. Onun gelmesi süre alacaktı. O an aklıma herşey geldi anne içgüdüsüyle.

Gözaltı süresince 4 gün tek başıma nezarathanede kaldım. Bayılma nöbetleri geçiriyordum; psikolojim altüst olmuştu, sürekli bana muhtaç olan oğlumu düşünyordum. 4 Gün boyunca ondan haber alamadım.

Ben ve eşim, bylock denilen programı kullanmakla suçlanıyorduk, hiç bir şeyden habersiz… İfadem alınırken, sürekli oğlumla beni tehdit ediyorlardı. Sonradan öğrendim ki, eşimi de ben ve oğlumla tehdit etmişler.

2 Günün sonunda eşim, bize 3 saat uzakta olan başka bir ilde tutuklanmış. Ben ise sağlık problemimden dolayı, denetimli serbest bırakıldım.

Artık oğlum babasını istediği zaman göremeyecekti. En güzel anlarına babası tanık olamayacak, ihtiyaçlarını karşılayamayacaktı. Tez zamanda bu zulmün bitmesini istiyoruz.