DİNAR CEZAEVİNDEN MEKTUP

881

Biz burda Ramazanın her gününü Kadir gecesi bildik öyle geçirdik, öyle ihya ettik. İnşallah girdiğimiz gibi çıkmamışızdır. Bayramda çifte bayram yapmayı düşünüyorduk ama nasip. Ne yapalım, olsun!.. Çıktığımız gün bayramımız olur bizim de…

Sevdiklerinden ayrı kalmak, görememek, duyamamak… Buranın en ağır olan yanı, HASRETLİK… Eminim ki herkes bizim için çok dualar ediyor, Allah ebeden razı olsun. Biz de onlara çok dualar ediyoruz. Selam söyle hepsine…

Kaç Cuma’yı kılamadan geçirdik bilmiyorum, zaten saymak da istemiyorum. Ne diyeyim, karalı bayram geçirdik. İnşallah kurban bayramını burda görmeyelim. Daha 2 ay var ama razıyız!

Bayramın 1.günü bizim hepimiz öksüz, yetim… Bizim için çok da değişik bir gün değildi; kahvaltı yaptık, bayramlaştık, sonra herkes o kadar çok ağladı ki!.. Bayram mıydı ki bugün, yas mıydı!..

Artık koğuşta tahliye beraat kelimeleri uçuşmuyor, öyle cümleler kurulmuyor. Espriyle başlayan 6 sene yatarız 10 sene 12 sene derken, sonunu hıçkırıklarla noktaladığımız cümleler kuruluyor.

Bazen bizler hariç herkesin keyfi yerinde diye düşünsemde, okuduğum ve duyduğum kadarıyla, herkes bir bunalımda. Rabbim ülk
ecek selamet versin. Kimseden recam yok vallahi. Rabbim bitirecek!.. Ne yapalım, şimdilik bize de bu düştü, daha fazlası olmasın inşallah…

Yeni gelen arkadaşlar oldu. Yatağımızı verdik 5 arkadaş. Yine bize tuvaletin önü düştü!.. Elhamdülillah. Bu arada havalar çok sıcak, hele koğuş. Duvarlar ateş püskürüyor sanki, pencereler zaten küçücük yetmiyor. Giydiğim her şey anında su oluyor. Sürekli buz gibi suya giresi geliyor insanın. Zaten sıcak su da kısıtlı.

Birkaç saat çıkıp, bir tek gökyüzünü yıldızları gördümüz bir bahçemiz var. betondan bir bahçe ve etrafı jiletli sarmaşık tellerle çevrili. Ona da şükür. Her şey çok güzel olacak, zerre şüphe yok bundan.
Allah’a emanet … Herkese selam..