Hukuksuz uygulamaların adeta rutinleştiği OHAL Türkiye’sinde on binlerce insan uydurma gerekçelerle ve sözde “terör” isnadıyla gözaltına alındı. Kötü muamelelere maruz bırakıldı. 25 senesini eğitime adamış örnek bir öğretmen, eşini ve çocuklarını çok seven bir anne olan A. Hanım da zulüm sürecine maruz kalanlar arasında yer aldı.

25 Yıllık Öğretmen Sebebsiz Gözaltına Alındı

A. Hoca; 25 yıllık öğretmenlik hayatı boyunca öğrencilerine hep iyiyi, güzeli, vatanını ve milletini sevmeyi öğretmeye çalıştı. Okulunu ve öğrencilerini çok sevdi. Derslerinde ve ders dışı zamanlarında faydalı olabilmek için çok çalıştı. Onur duyduğu bir eğitim ve öğretim hayatı geçiriyordu.

Gerekçe Belirtilmeden Gözaltına Alındı

Bu duygularla çalışırken bir sabah polislerin kapısını çalmasıyla bütün hayatı altüst oldu. Hangi gerekçeyle olduğu belirtilmeden gözaltına alındı. Yıllarca öğrencilerine insanlık ve güzellik anlatmış bir öğretmen iken “terörist, hain” gibi sorgulandı. Görevli polislerin tutumu ve bakışları bütün ruh dünyasını altüst etti.

“Nasıl Terörle İtham Edilebilirim?

Hayatım boyunca kimseye yan gözle bakmadım. Kimseye kötülük yapmadım. Annesini mükemmel bir insan olarak gören kızımın ve eşini çok seven kocamın yüzüne nasıl bakacak, küçük kızıma olan biteni nasıl izah edecektim? Tabi bu nezarethaneden kurtulabilirsem. Yetmişini geçmiş anneme ne diyecektim” düşünceleri eşliğinde kötü nezarethane şartları altında günlerce tutuldu.

Temel İnsani İhtiyaçları Dahi Zorlukla Karşılandı

A. Hocayla birlikte gözaltına alınan yirmi kişiyi aşkın insan, küçük nezarethane odalarında birarada tutuldu. Temel insani ihtiyaçları bile zorlukla karşılandı. İnsanlar sürekli endişeyle bekledi. Görevlilerin baskı ve hakaretlerine maruz kalmamak için dua etti. Kimi ev hanımı, kimi öğrenci, kimi de öğretmen bu insanlar bir gün içinde terörist sayılmıştı. Düşmanın dahi maruz kalmayacağı davranışlara ve hakaretlere maruz bırakıldılar.

Allah’a Dualar Etti

Hoca hanım gözaltı süresinin ardından adliyeye çıkarıldı. Savcılık sürecinden sonra serbest bırakıldı. Her ne kadar kendisi serbest kalmış olsa da aklı, yüreği sürekli olarak içeride kalanlardaydı. İçerde kalanların bin türlü eziyetlere ve hakaretlere maruz kaldıklarını düşündükçe kahroldu. Bu darbeyi yapanları ve darbe girişimi bahanesiyle masumlara zulmedenleri ıslahı mümkünse ıslah etmesini, değilse kahretmesini Allah’tan dileyerek dualar etti.