OHAL Türkiye’sinde işkence, zulüm ve baskı uygulamalarının en büyük mağdurları kadınlar ve çocuklar. Hamile kadınlar, yeni doğum yapmış veya bebeklerini emziren anneler; gerek ulusal hukuk düzenine gerekse de evrensel hukuk prensiplerine aykırı olarak gözaltı ve tutuklama ile sonuçlanan işlemlere maruz bırakılıyor.

Birçok vakada işkence, kötü muamele, fiziksel ve psikolojik baskılar uygulandığı raporlara yansıdı. Ayrıca on binlerce masum insanın herhangi bir dayanağı olmayan, hukuk  dışı “terör” suçlamalarıyla itham edilmesi ve tutuklanması da geride kalan eşleri ve çocukları üzerinde ağır travmalar yaşamasına neden oluyor.

Zulüm sürecinin bütün şiddetiyle yaşandığı yerlerden birisi de Kayseri. Birkaç ay önce yapılmış bir araştırmaya göre haksız şekilde annesi ve/veya babası tutuklanmış çocuk (15 yaş altı) sayısının en az 620 olduğu belirtildi. Bu kişilerden 6 tanesinin çok ağır sağlık sorunları bulunduğu halde hapiste tutuldukları vurgulandı. Hukuk dışı uygulamalar sonucu cezaevine konan kadın sayısının en az 5 olduğu ve bu sayının ilerleyen aylarda daha da artmış olabileceği dile getiriliyor.

Hukuksuz gözaltı, adliye ve cezaevi süreçleri yaşamış olan kadın ve erkek mağdurlardan en az 10 vakada ise fiziki ve/veya psikolojik işkence yapıldığı araştırmada tespit edildi.

Demokratik ve insan haklarına dayanan bir hukuk devleti olduğu Anayasa’da ifade edilen Türkiye’de işkenceler, kötü muameleler ve tüm hukuksuzlukların bir an önce sona erdirilmesi ve hukuka dönülmesinin, kadın ve çocuklar başta olmak üzere halkın en büyük talebi olduğu dile getirildi.