Hizmet Hareketi’ne yönelik devam eden hukuksuz operasyonların en büyük mağdurları anneler ve çocukları. Zaman zaman meclis gündemine de yansıyan, cezaevinde bebek/çocuklarıyla kalan annelerin ve çocuklarının problemleri, vicdan sahibi herkesin yüreğini yaralamaya devam ediyor.

İstanbul’da Kadın ve Çocuklara Yapılan Zulüm Devam Ediyor

İstanbul’daki cezaevlerinde 231 kadının, haksız gerekçelerle tutuklandığı bilgisine ulaşıldı. Aynı zamanda, toplam 539 bebek ve çocuğun, annesi ve/veya babasının tutuklu bulunduğu, 214 bebeğin ise, yalnız annesinin tutuklu olduğu belirtildi. Anneleri ile birlikte cezaevinde kalan bebeklerden 14’ünün, yine İstanbul’da bulunduğu anlaşıldı.

Tutuklu bulunan ve işkenceye maruz kaldığı tespit edilen 59 kişiden 16’sının kadın olduğu belirtiliyor. Ayrıca, resmi verilere göre; hayati risk teşkil eden ağır hastalığı bulunan kadın sayısının da 28 olduğu öğrenildi.

Ne yazık ki, resmi olarak tespit edildiği halde, ağır hasta tutukluların tahliye edilmemesi ya da bu tutuklular için kayda değer tedavi imkanı sağlanmaması, işkencenin bir devlet politikası haline geldiğinin göstergesi.

Hizmet hareketine yönelik yapılan soykırımın belki de en önemli delillerinden biri de, hamile olarak cezaevine konulan anne adayları. İstanbul’da hamileyken tutuklanan ve cezaevine konulan 4 anne adayının cezaevinde doğum yaptığı ve doğumdan sonra tekrar cezaevine gönderildiği belirtildi. Hukukçuların belirttiği gibi, suçlu bile olsa, hamile ya da bebekli bir kadını tutuklarken hassas davranması gereken hakimlerin, bu masum insanlar için, söz konusu hassasiyetin hiçbir ölçüsünü kullanmadıkları ifade edildi.

Kadın ve bebek/çocuklara yönelik, yukarıda rakamlarıyla ortaya konan, ülkemiz ve insanlık adına yüz kızartıcı bu tablo, vicdan sahibi her insanın yüreğini parçalamaya devam ediyor.