Hakkında “cezaevinde kalamaz” raporları olmasına rağmen verilen 6 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası nedeniyle tutuklanarak cezaevine gönderilen ağır diyaliz hastası Celal Şeker iki defa adli tıpa girdi, birinci görüşmesinin sonunda cezaevinde yaşayamaz raporu çıktı.%97 iyi değil raporu ve tek başına yaşayamaz raporuda olmasına rağmen Diyarbakır D tipi cezaevinde kalıyor.

İkinci defa adli tıpa gittiğinde İstanbuldan Metris cezaevine götürülüyor orada kendisine soruluyor suçun neydi dediklerinde Celal Şeker i tecrite alıyorlar ve ertesi güne kadar aç susuz bırakıyorlar… Demokratik Toplum Partisi (DTP) gençlik kolları çalışanı olduğu dönemlerde 2008 yılında bir bayan öğrencinin ifadesi doğrultusunda “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla hakkında 6 yıl 3 ay, 15 gün hapis cezası verilen ağır hasta Celal Şeker’ i tutukluyorlar, bayan öğrenci gözaltındayken baskı yapılıyor ve zorlamayla dayatmayla ifade verdirtiliyor, o ifadeler doğrultusunda hapise atılıyor, bayan öğrenci avukatlar aracılığıyla ifadesini geri aldığını baskı ve zorla o zaman ifadenin alındığını, geçerlilik payının olmadığını beyan ettirdiği halde savcılık hiçbir şekilde bunu dikkate almıyor ve bu ifadeyi görmezden gelerek Celal Şeker’i hapse mahkum ettiler.

12 yıldan beri ağır diyaliz hastası olan Şeker, evinde günde 4 defa, (6 saatte bir) Periton diyalizi, 2 günde bir de hastanede Hemodiyaliz tedavisi görüyordu. Diyalizin yanı sıra, kalp kapakçığı yetmezliği, damar yollarında tıkanmalar, göbek fıtığı, yüksek tansiyon ve akciğerinde kitle bulunan Şeker’in bir gözü görme yetisini kaybederken, diğer gözü de yavaş yavaş görme yetisini kaybediyor.

Celal Şeker in ailesine söylediği şu ifadeler bize aslında hasta tutsakların ne varsa zindanlarda var sözleriyle şu son zamanlarda cezaevlerinde yapılan baskıyı gözler önüne serdi ”Süreç bozuldu bozulalı, dışardan gelen insanlar işkence görüp öyle geliyorlar..” Celal Şeker’in kız kardeşi Hatice şeker ise ”Hasta tutsakların serbest bırakılması siyasi değil insani bir talep, Kürt halkının ilk talebi hasta tutsakların serbest bırakılması idi. Bunların yaşamlarını sürdürebilmeleri için, tedavilerini devam ettirebilmeleri için cezaevlerinden çıkarılmaları gerekir. Benim abim de sayısı 600’ü geçen hasta tutsaklardan biri oldu bu gün itibari ile bu tutuklamalar insanlığın önünü tıkıyor. Herkesin hasta tutsaklar için ses çıkarması gerekiyor” diye konuştu ayrıca Hatice Şeker cezaevi koşullarından bahsederek ”Cezaevi koşulları tedavi için uygun değildir diyerek abimin tedavisinin çok zor olduğunu ve cezaevi koşullarının buna elverişli değildir, Periton diyalizi yaptığı için bulunduğu odanın çok steril olması lazım d Periton diyalizine girmeden önce o odanın sterilizasyonunun sağlanması ve diyalizden sonra tekrar o odanın steril bir hale getirilmesi gerekiyor. Yattığı oda ile diyaliz yaptığı odanın ayrı olması gerekiyor. Cezaevlerindeki koşulların nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz. Temizlik, yemek, sağlık, baskı, tahakküm sorunlarının hepsini biliyoruz. Celal gibi hasta bir insanın cezaevine girmesi onun ölümü, sonu olur” diyerek, yaşanabilecek olumsuzlukları sıraladı.

Akıl ve vicdan sahibi herkesin Celal Şeker’e elinden geldiğince yardımcı olması gerekiyor, fikirleri ve düşünceleri engellemeye çalışan insanların fikirlerini dört duvar arasında ve demir parmaklıklar altında engel olmaya çalışan zihniyet elbet bir gün yıkılacaktır..!