Antalya KOM Şubesi’nin işkenceci polisleri deşifre olmaya başladı.

 

OHAL Türkiye’sinin işkence merkezlerinin başında Antalya Emniyeti geliyor. Sayısız işkence vakası yaşandı ve bu vakaların bir kısmı uluslararası raporlara da yansıdı. İşte yaşanan işkence vakalarına birkaç örnek;

 

24 Temmuz 2016 günü gözaltına alınan E.B. isimli öğretmenin, makatına sert cisim sokulması nedeniyle kalın bağırsakları patladı ve ameliyat edildi. İşkence failleri KOM Şubesi polisleriydi.

 

5 Ocak 2017 günü gözaltına alınan Z.G. KOM Şubesi polisleri tarafından çırılçıplak soyuldu ve makatından copla taciz edildi. Eşine de aynı muamelenin yapılacağı tehditlerine maruz kalan Z.G tutuklandıktan sonra, yaşadıklarını kaleme aldı ve işkenceci polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

 

Son olarak, 16 Ocak 2018 günü Antalya’daki bir alışveriş merkezinde gözaltına alınan Sedat Göçen ve Ahmet Gödük isimli kişiler, 3 araba dolusu polis tarafından meydan dayağından geçirildi. Dayak mağduru kişilerin yürüyemez hale geldikleri kameralara yansıdı.

 

İşkenceciler Deşifre Oldu

 

Antalya Emniyeti KOM Şubesi’nin utanç  listesini böylece uzatmak

+mümkün. Ancak şu var ki, artık işkenceciler deşifre olmaya başladı. Magduriyetler.com’a ulaşan bilgiye göre, Antalya’da yaşanan işkence olaylarında en etkin şekilde görev alan KOM Şubesi polisleri; Özgür isimli bir komiser ve Polis Memuru Muhsin Türker.

 

Yaşanan işkence vakalarında Komiser Özgür ve Polis Memuru Muhsin Türker saç çekme , kafayı masaya vurma, mahrem yere vurma ve taciz, demirle dövme gibi yöntemleri kullandılar. Gözaltındaki kişileri eş ve çocuklarıyla tehdit ettiler.

 

“Zulüm Kalpte Sönmeyen Bir Ateştir”

 

Belki anlayacakları dil bu değil ama işkencecilere bir kıssa hatırlatalım.

Harun Reşid’in oğlu Me’mun henüz çocuk iken, hocası sebepsiz yere sopayla ona vurmuştu. Me’mun;

“Neden bana vurdun?” diye sordu. Hocası ona sadece; “Sus!” dedi.

Biraz konuştular. Me’mun tekrar sordu; “Neden bana vurdun?” Hocası yine “Sus!” dedi.

 

20 yıl sonra Me’mun halife olunca, ilk iş olarak hocasını çağırttı ve;

“Bana neden sebepsiz yere vurmuştun?” diye sordu. Hocası tebessüm ederek; “Onu hâlâ unutmadın mı?” dedi. Halife Me’mun; “Vallahi asla unutmadım.” dedi. Hocası tarihe ibret olarak not düşülecek şu sözleri söyledi;

“Zulme uğrayanın asla unutmayacağını öğrenesin ve kimseye zulmetmeyesin diye yaptım. Sakın ha kimseye zulmetme! Çünkü zulüm, yıllar geçse de kalpte sönmeyen bir ateştir!”

 

Ey işkenceciler! Belki körelen vicdanlarınız yaptığınız işkenceleri çoktan unuttu. Belki başka yalanlarla kendinizi avutuyor ve bu utancı hala irtikap etmeye devam ediyorsunuz ama şunu bilin ki; zulüm kalpte sönmeyen bir ateştir. Ve bir gün o ateşle mutlaka yüzleşirsiniz!