✏Abdullah Sözüvar✏

 

Bir kor gibi kızgın acıları yaşayınca

Yüreğine dokunan sesi duyunca

Evlatlarına hasret günler başlayınca

Biliyor musun yavrum babalar da ağlar

 

*

 

Masum yavrularıyla hatıraları yadına düştüğünde

Onlarla yaşayacağı güzel günleri düşündüğünde

Hayalin bitip özlemin gerçekliğine döndüğünde

Biliyor musun yavrum babalar da ağlar

 

*

 

Gökyüzünde özgürce uçan kuşları seyre daldığında

Mapus damının zindanında yalnız kaldığında

Görüş gününde dakikaları doldurup ayrıldığında

Biliyor musun yavrum babalar da ağlar

 

*

 

Gecenin karanlığı zift misali üzerine çökünce

Sırdaş seccadesini bir kez daha serince

Herşeyi arkada bırakıp Rabbine yönelince

Biliyor musun yavrum babalar da ağlar

 

*

 

Dertler omzuna binip yükünü artırınca

Hüzünler yumak olup gönlünü sarınca

Yüreğindeki sızılar kopup göze varınca

Biliyor musun yavrum babalar da ağlar

 

*

 

Zulümler bitsin ayrılıklar son bulsun isteyince

Sevenlerin hasreti vuslata dönsün deyince

Zindandaki ana kuzularının inleme sesi gelince

Biliyor musun yavrum babalar da ağlar

 

*

 

Huzurdan kovulmuş hileci şeytana aldandığında

Karakışın daim olup bitmeyeceğini sandığında

Mevsimin bir gün bahara döneceğini anladığında

Biliyor musun yavrum babalar da ağlar