✏Ayşe Melis✏

 

Canım annem çok özledim seni!

Nerdeydin bunca zaman?

Hadi evimize gidelim!

Neden buradayız?

Babam nerede?

Hep burada mı kalacağız?

Anne, neden ağlıyorsun? Yüzünü çevirme benden! Kaç gündür hasretim kokuna, kaçırma benden gözlerini.

Ne kadar yormuşsun böyle bedenini!

Neler oldu anne, babam nerede?

 

 

Aylar geçti. Neden bilmiyorum ama hala bir çok teyzeyle yaşıyoruz bu yerde.

 

 

Bugün yine üzgündü annem. Bana bakınca tebessüm ediyor ama gözlerindeki derin hüznü hissediyor küçük yüreğim!

 

 

Niye üzgün olduğunu bilmiyorum, sadece üzgündü, hissediyorum!

 

 

Koskocaman, acımasız bu dünyada masum kalan tek şeyin ben olduğumu fısıldamıştı kulağıma annem bir gece ben uyurken. Bunun için bana bakınca huzurla doluyormuş kalbi! Ama neden bu kadar huzura ihtiyacı var anlamıyorum. Bugün yine üzgündü annem, niye üzgün olduğunu bilmiyorum, sadece üzgündü; hissediyorum. Doyasıya sürdü yüzümü yüzüne, huzura çok ihtiyacı vardı yine.  Konuştuk bol bol, ben güldükçe güldü o da, ben konuştukça konuştu. Koştukça koştu arkamdan! Hiç yalnız bırakmıyor beni. Melek gibi hep koruyor kolluyor.  O olmasa ne yapardım ben? Öyle seviyorum ki Canım annemi!

 

 

Dün biraz ateşim vardı, sular sıcak akmadığı için ılık suda beni yıkamıştı. Hastalandım biraz ama çok değil, zaten anneme sarılınca geçiyor hemen. Onun kucağı öyle çok güvenli bir yer ki! Hemen iyileşiveriyorum. Hiç acımıyor canım. Doktor amca da öyle dedi, kalmaz sabaha bir şeyi. Ona üzüldün değil mi anne? Bunca gamın yükünü nasıl taşıyorsun anne?

 

 

Onu hiç üzmek istemiyorum ama çok sıkılıyorum bazen burada. Eski oyuncaklarımın hiçbiri yok. Ne zaman sorsam üzülüyor, sanki kahrediyor kendini, hiç kıyamıyor bana. Kıyamam ki hiç ben de ona! Sormuyorum artık. Hem burası çok eğlenceli. Bir sürü yatak var, ranza var. Bir de sandalye var. Bunlardan bir sürü oyun kurabilirim kendime. Yeter ki annem mutlu olsun, bir de hiç bırakmasın beni. Yanımda olsun, ne zaman istesem tutsun elimi.

 

Hem hayal dünyam geniştir benim. Mesela ben ne zaman istesem uçabiliyorum! Bazen uçağımı kendim kullanıyorum, bazen de uçak olmadan bulutların arasında kanatlarımı kullanarak uçuyorum. Ben büyüyünce pilot olacağım, gökkuşağının üstünde uçağımla kayacağım. Hem biliyor musunuz benim tam 10 tane büyük arabam var. Çok güzeller; ama hepsi evde. Eve gidince onları da süreceğim. Annem hepsi evde seni bekliyor, eve gidince istediğin kadar oynayabileceksin, dedi. “Eve gidince parka da gidecek miyiz?” diye sordum. Nereye istersen gideriz dedi. Öyle mutlu oldum ki… Canım Annem!

 

 

En sevdiğim yemekleri de yapar annem. Burada yemeklerin tadı çok kötü. Hiç sevdiğim yemekler yapılmıyor. Hiçbir şey yemek istemiyorum. Ama annem çok üzülüyor, ben yemek yemeden hiç yemek yemiyor. Gözümün içine bakıyor, gözlerini gözlerimden, yüzümden, üstümden hiç ayırmıyor. Öyle çok seviyor ki beni, sanki ben doyunca o da mutluluktan doyuyor.

Annem benim, meleğim!

Eve gidince hep sevdiğim yemekleri yapacak annem, biliyorum. Ben de özgürce yiyeceğim.

 

Ama özgürlük sadece istediğin yemeği yemek değilmiş. Özgürlüğün kıymetini bu yaşımda yaşayarak anladım ben. Özgürlük, istediğin kadar parklarda koşmak, istediğin zaman istediğin oyuncakla oynamak değilmiş sadece! Özgürlük, her istediğinde güneşin doğuşunu izlemekmiş! Özgürlük, demir kapıların sesiyle irkilerek değil, annemin sımsıcak gülüşüyle uyanmakmış uykumdan yepyeni güne. Özgürlük, ne zaman istersen dokunabilmekmiş toprağa. Özgürlük, kokusunu almakmış toprağın yağmurdan sonra.. Kar topu oynamakmış; küçücük ellerim üşüdüğünde kocaman yürekli babamın ellerimi ısıtmasıymış özgürlük.. Özgürlük, babamı her  istediğimde  kucaklamammış, öpüp o bal yanaklarından, koklamakmış özgürlük.. Özgürlük, kimseyi sesimizle rahatsız etme korkusu olmadan annemle içimizden geldiğince kahkahalar atıp, korkmadan birbirimize seslenmekmiş.. Özgürlük, küçücük bedenimin kocaman duvarlar arkasında yaşadığı kocaman bir özlemmiş!

 

 

Bir sürü hayalim var benim. Özgür olduğumda yapmak istediğim bir sürü şey var. Bazen yatağıma uzanıp üst ranzaya bakarak dalıyorum hayallere. Kimi zaman lunaparka gidiyorum, kimi zaman havuzda doyasıya yüzüyorum, kimi zaman arkadaşlarımla parkta doyasıya oynuyorum.. Ama biliyor musunuz? Ben babamı çok özlüyorum! Benim en büyük hayalim babam. Eve gittiğimde babam evdeyse eğer hiç çıkmayacağım evden, sarılıp bırakmayacağım onu. Hiçbir şey istemeyeceğim annemden. Sadece babamla evde oturalım, hiç ayrılmayalım ben başka hiçbir şey istemiyorum diyeceğim. Öyle kucaklayacağım ki onu, akşamları da onunla uyuyacağım, hep onunla oynayacağım, hiç ayrılmayacağım ondan. Bütün yemeklerimi güzelce yiyip, hiç yaramazlık yapmayacağım;  babamı hiç ama hiç üzmeyecegim..

 

 

Kaldığımız yerde bir çok teyze var, bazıları beni çok seviyor. Ben de onları seviyorum. Ama artık evime gitmek istiyorum. Çok özlüyorum her şeyi. Benim babam çok güçlüdür. Her şeyden korur bizi. Biliyorum, gelecek alacak bizi buradan. Sadece annem biraz daha burada kalmamız gerektiğini söyledi. Belli değilmiş. Allah’ım annem hiç üzülmesin, ne olur evimize gidelim, babam da gelsin!

Ne olur Allah’ım, eskisi gibi hep birlikte olalım!

Ne olur Allah’ım evimize gidelim!