Tutukluluğumun, sevdiklerimden ayrı kalışımın 516. günü bugün. 516 gün nasıl yazılır bilmiyorum ama aklıma sadece 516 günlük sevdiklerime hasret, 516 günlük özgürlüğe hasret…

Burası bir okul, burası bir medrese… Hep tuhaf gelmişti, “Ekmeksiz yaşarım ama hürriyetsiz yaşayamam”  sözleri. Şimdi anlıyorum hürriyetin ekmekten daha kıymetli olduğunu.

Kuşlara imreneceğimi bilmezdim. Özgürlüğün 10 metre ötede olacağını bilmezdim. Kuşların kanat çırpışlarının rüzgarıyla içime  özgürlük hissini çekeceğimi bilmezdim!..

Umudu da, umutsuzluğu da burada öğrendim. Hz.Yakub’un ümidinin tükenmeyişini burada öğrendim. Ümit kaynağının yalnız RAB olduğunu burada öğrendim. Vefa neymiş onu öğrendim. Bilmezdim bir selamın, bir merhabanın bu kadar sıcak olabileceğini. Bilmezdim insanı bu kadar mutlu edebileceğini…

Bilmezdim kaymaklı bisküvinin bile en güzel yemeklerden daha lezzetli olacağını. Renklere hasret kalmayı bilmezdim. Koğuşa farklı renkte çatal kaşık gelince mutlu olacağımı bilmezdim.

Gönülden geçenlere kelimelerin yetmediği 516 gün… Yazılacak o kadar çok şey var ki kelimeler kifayetsiz kalıyor. Herşey kağıda dökülemiyor. Herşeyden önemlisi de asıl sevgi Allah sevgisi imiş. Asıl vefalı olan da O(cc)… Tüm hatalarıma rağmen beni bırakmayan da O(cc). Asıl seven ve sevdiren de O (cc)…

Allah istemezse, bıçak kesmez. Allahistemezse, ateş yakmaz… Allah isterse taşlar dile gelir, yerden zemzem gibi su fışkırır. Yalnız O (cc) istesin yeter… Allah ADİL’dir, şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.

Duayla, ümitle…