“İki çocuk annesi B.D, 15 temmuz dan 2 gün sonra gözaltına alınarak, Adli kontrolle, belirli günler imza vermek şartı ile bırakılır. 2 ay sonra okulların açıldığı gün imzası esnasında tekrar gözaltına alınır.14 aydır içerde olan 2 çocuğuna hasret yaşayan B.D içerdeki hayatta çok zorlanmaktadır. Her gün yeni insanların gelmesiyle moral bozukluğu yaşanır. Koğuşun içerisinde bir birine hediye alma mutlu etme olan ‘melek olma’ oynanır. Ufacık koğuşun içinde gönülleri büyük olan bu güzel insanlar her küçük şeyden birbirini mutlu etmeye çalışır. Doktora muayene olmanın zor olduğu muayeneye giden diğer gidemeyenler için ilaç yazdırdığı, kantinden istediği herşeyi alamayan insanların hayatı.. B.D meleği olduğu koğuş arkadşını mutlu etmek adına bir gece ağlayarak ona bu şiiri yazar. Tüm koğuşa da okur herkesin duygularına tercüman olmuştur.”

Ah Özgürlük

Ne büyük bir nimetmişsin sen,
Kıymetini bilememişiz.
İki oda bir salondan ibaret,
Sarayda genişçe yaşamakmış,
Özgürlük.

Santim santim büyüyen,
Sen farketmeden,
Cennet kokulu evladını,
Doyunca kucaklamakmış,
Özgürlük.

Hiçbirşey bulamıyorum,
Sandığın marketten,
Keyfince alışverişmiş,
Özgürlük.

Beklemekten usandığın,
Doktor sırasında,
59. kişi olarak da olsa,
Hastalandığın gün,
Muayene olmakmış,
Özgürlük.

Telefona istediğin zaman dokunmak,
Arkadaşınla özlediğinde görüşmekmiş,
Özgürlük.

Hep betondan sandığın şehirlerin,
Ne çok park ve ağaç bulundurduğunu,
Farketmekmiş,
Özgürlük.

İstediğin yemeği pişirmek,
İstediğin kıyafeti giymekmiş,
Kısa sandığın mesafeleri koşmakmış,
Hiç bitmeyen dünya telaşında yorulmakmış, Özgürlük

Sınırsız gökyüzünde,
Yıldızları saymak,
Masmavi denize,
Batıp batıp çıkmakmış,
Özgürlük.

Elinden giden bütün,
Nimetlerin sihirli,
Anahtarıymış,
Özgürlük.

Ne olur geri gel,
Geri gel ve sevdiklerimden ayrı,
Geçen zamanımı,
Geri ver,
Özgürlük…