Yusuf Aydın

 

Sevgili eşim, Canım çocuklarım!

Yaşadığım şu hayat içerisinde en yakın tanıklarım sizlersiniz ki vatanıma ve milletime karşı en ufak bir kötülük düşünmüş değilim. Hayatımda hiçbir kimse hakkında bilerek ve isteyerek ne bir kötülük ne bir suizan besledim. Herzaman toplum içersinde konan kurallara mümkün olduğu kadar riayet etmiş bir insanım. Değil insanlara karşı bir kötülük düşünmek, bir çöpü bile yola atmamaya karşı hassasiyetle hayatımı sürdürdüm. Buna en yakın şahitlerim sizlersiniz.

Vatanıma ve milletime karşı, sadakatle davranmak, herzaman iyilik için çalışmak en önemli değerlerimden olmuştur. Yine hayatımda silah kullanmak bir tarafa mutfaktaki bıçagı bile kullanırken ne kadar titiz kullanmaya çalıştığımı bilirsiniz; aman kimseye zarar gelmesin diye.

Zaten malumunuz olan bütün bunları neden mi yazıyorum. Çünkü sevgili babanızın karşı karşıya olduğu suçlama “silahli terör örgütüne üye olmak ” da onun için. Tabiki böyle bir suçlamanın benim vicdanımda hiçbir şekilde karşılığı olmadığı için herhangi bir rahatsızlığım da yoktur.

İnsan iki şeyi asla kandıramaz. Birincisi Allah, ikincisi ise kendi vicdanıdır. Vicdan asla yalan söylemez benim vicdanım da çok rahat.

Ne var ki; kaderimizde böyle bir ayrılık yaşamak varmış. Burada, hayatımın belirli bir kısmı sınırlandırılmış bir durumda yaşamaya mecbur edildim. Biliyorum ki özgürlük sadece ayakların özgür olması değildir. Ruhumuzu ve düşüncelerimizi özgür kılmak, bizim için en büyük özgürlüktür.

Nasıl olsa gerçeğin er geç elbet birgün ortaya çıkacağı ümidini hiç kaybetmedim. Sizlerle kavuşacağım, hep beraber nice güzel günler yaşayacağım hayalleri mutluluğum için sevinç kaynağımdır.

Allah’a emanet olun.