Hizmet Hareketine mensup oldukları gerekçesiyle masum kişilere yönelik acımasızca yapılan kitlesel kıyımlardainsanların hayatları karartılmaya devam ediliyor.

Masumiyet karinesi olarak da bilinen ve anayasamızda yer alan “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” ilkesi yok sayılarak binlerce masum insan gözaltında tutuluyor ya da zindanlara hapsediliyor. Hayati tehlike arz eden hastalığı bulunanlar, tedavilerinden mahrum ediliyor ve diri halde tabutlara kapatılarak ölmeleri bekleniyor.

Tutuklanma Korkusu Yüzünden Meme Kanseri Oldu

İstanbul’da Evşen ailesi de yapılan zulümden nasibini aldı. Gürkan Evşen 31 yaşında kimya öğretmeni eşi Tuğba Hanım ise 30 yaşında hem edebiyat hem de ziraat mühendisliği bölümü mezunuydu. Evşen çifti 15 Temmuz’dan sonra haklarında hiçbir somut delil olmamasına rağmen oluşturulan hukuksuz ve keyfi uygulamalar yüzünden tutuklanma ve hapse atılma korkusu yaşadı.

Tuğba Hanım yaşadığı bu korku ve strese bağlı olarak 2017 yılı Nisan ayında  göğsünde kitle olduğunu farketti ve hastanede 3. evre başı meme kanseri olduğunu öğrendi. Kanser lenflere sıçramıştı.

Kısa bir süre normal bir şekilde tedavilerini yaptırmak için hastaneye gidebildi. Daha sonra hakkında arama kararı çıkarıldığı için polisler evine geldi. Yakalanıp tutuklanacağı ve tedavisinin yarım kalacağı düşüncesiyle hastaneye gidemedi. Tedavisine 6 ay boyunca bitkisel yöntemle devam etti. Bitkisel tedavi ile ayakta durmaya çalışan hasta kadının durumu giderek kötüye gitti. Yataktan kalkamayacak duruma geldiğinde göğsündeki yaradan kanlar gelmeye başladı ve her şeye rağmen hastaneye gitti. Tuğba Hanım hastaneye gider gitmez polisler ifade vermesi için yanına geldi ve savcıya bilgi verdiklerini söyledi. Savcının duruma bakarak hasta kadının tutuksuz yargılanmasına karar verdi.

Normal Tedavi Süresi İçin Artık Çok Geç

Tutuksuz yargılanan Tuğba Hanım için normal tedavi süreci başladı. Geciken tedavi nedeniyle hastalık 4. evre sürecine gelmiş, kanser hücreleri karaciğer, akciğer ve beynine sıçramıştı. Metastaz yaptı ve daha sonra enfeksiyon derken solunum problemi yaşadı. Kurban Bayramından önce arefe gününde durumu ağırlaşan Tuğba Hanım Maltepe’deki Onkoloji hastanesine yatırıldı. Nefes almakta zorlanınca doktorlar uyutmak zorunda kaldı. Eşi Gürkan Bey ise 26 Ağustos’ta hastane ziyareti dönüşü polis uygulamasında gözaltına alındı ve tutuklandı.

Bir Daha Uyanamadı ve Vefat Etti

Tuğba Hanım bir daha gözlerini dünyaya açamayarak eşinin tutuklanmasından 3 yada 4 gün sonra 1 EylülCumartesi günü saat 12:15′ te vefat etti. Tutuklu eşine cenazeye katılması için güç bela 4 saat izin verildi. Zaten kısıtlı verilen izinde zamanın çoğunu cezaevi aracında geçirdi. Elleri kelepçeli vaziyette, 9-10 jandarma eşliğinde cenazeye gelen acılı eş mezarda sadece 20 dakika kalabildi. Kaçma şüphesiyle yanındaki jandarmaya kolundan kelepçelendi. İstanbul’da ki Sultanbeyli mezarlığına defnedilen Tuğba Hanım geride 2.5 yaşlarında Hamza Kerem ile tutuklu bir eş bıraktı. Minik yavru aynı anda hem annesiz hem de babasız kaldı.

Annesinin vefat ettiğinden habersiz olan minik yavruya şuan babaannesi bakıyor. Cezaevinde babasını ziyaret etmeye giden yavru babasına sarılarak” annem hasta olduğu için anneannemde yatıyor” demesi orada bulunan herkesin yüreğini sızlattı.

Bir aile daha nefret operasyonlarına kurban edilerek parçalandı ve yok edildi. Masumların hesabı da ahirete kaldı. Allah geride kalanlara sabır versin duası edilerek bu acıların son bulmasını diliyoruz.