Sevgili Eşim, Canım Çocuklarım;

Yaşadığım şu hayat içerisinde en yakın tanıklarım sizlersiniz ki vatanıma ve milletime karşı en ufak bir kötülük düşünmüş değilim. Hayatımda hiçbir kimse hakkında bilerek ve isteyerek ne bir kötülük ne de bir suizan besledim. Her zaman toplum içerisinde konan kurallara mümkün olduğu kadar riayet etmiş bir insanım. Değil insanlara karşı bir kötülük düşünmek, bir çöpü bile yola atmamaya karsı hassasiyetle hayatımı sürdürdüm. Buna en yakın şahitlerim sizlersiniz. Vatanıma ve milletime karşı, sadakatle davranmak her zaman iyilik için çalışmak en önemli değerlerimden olmuştur. Yine hayatımda silah kullanmak bir tarafa mutfaktaki bıçağı bile kullanırken ne kadar titiz kullanmaya çalıştığımı bilirsiniz. Aman kimseye bir zarar gelmesin diyerek.

Zaten malumunuz olan bütün bunları neden mi yazıyorum? Çünkü sevgili babanızın karşı karşıya olduğu suçlama “silahlı terör örgütüne üye olmak ” da onun için. Tabi ki böyle bir suçlamanın benim vicdanımda hiçbir şekilde karşılığı olmadığı için herhangi bir rahatsızlığım da yoktur. İnsan iki şeyi asla kandıramaz. Birincisi Allah, ikincisi ise kendi vicdanıdır. Vicdan asla yalan söylemez benim vicdanım da çok rahat. Ne var ki kaderimizde böyle bir ayrılık yaşamak varmış. Burada hayatımın belirli bir kısmı sınırlandırılmış bir durumda yaşamaya mecbur edildim. Biliyorum ki özgürlük sadece ayakların özgür olması değildir. Ruhumuzu ve düşüncelerimizi özgür kılmak bizim için en büyük özgürlüktür. Nasıl olsa gerçeğin er ya da geç elbet bir gün ortaya çıkacağı ümidini hiç kaybetmedim. Sizlerle kavuşacağım, hep beraber nice güzel günler yaşayacağım hayali mutluluğum için sevinç kaynağımdır.

Allaha emanet olun.