Selamün aleyküm kardeşim, halimi hatrımı sormuşsun. İyiyim hamdolsun. Günler burada çok yoğun bereketli geçiyor. Herşey planlı programlı. Gece 03:00 le teheccüdle başlıyor programımız namaz, Kur’an, dua sonra yatıyoruz. Saat 08: 00 gibi sayım oluyor tekrar kalkıyoruz günlük hatimler, cevşen okumalar gün boyu devam ediyor. Bahçenin kapısı sabah 08: 00 de açılıyor, akşam kapanıyor. Voleybol oynuyoruz arkadaşlarla, iyi geliyor, baya çekişmeli geçiyor maçlar.Tabi hep bizim takım yeniyor 🙂

Hasretlik en büyük imtihan burada. Sevdiklerinden ayrı kalmak, evladının büyüdüğünü ilk adımını görememek ayrı üzüyor insani . Buraya girdiğimden beri ilk gözyaşını da bundan dolayı akıttım. Açık görüşte minik minik yürüğünü görünce, tutamadım kendimi.

Yavrum her ay bilmediği, anlam veremedigi bir kalabalığın içine giriyor. Bir adam onunla oyun oynuyor, seviyor öpüyor sonra bilmediği başka adamlar gelip götürüyor onu seven onunla oyun oynayan adamı. Kafasında nasıl şekilleniyor acaba yaşadıkları. Rabbim olumsuz bir hava bırakmasın kuzumda. Her yer oyun onun için, sonra yaşı daha büyük çocukların açık görüşlerde babalarına sarılışları arkalarından “Baba! Baba!” diye ağlama seslerini duydukça şükrediyorum, yürek dayanmıyor.

Evladlar babaya, babalar evlada hasret…Evet kardeşim, böyle hamdolsun, çok şey kattı burası bana. Dışarıda belki yıllarca uğraşsam kazanamıyacağım lûtuflari nasip etti Rabbim. İbadet daha derin, kulluğu âcziyeti iliklerine kadar hissedeceğin bir yer burası.

Bir de zorlukta yeni yeni şeyler keşfediyor insan. Semaverde tatlı yapıyoruz mesela, yine haşhaşlı alıyoruz içine bal damlatıyoruz o da çok güzel oluyor, tavsiye ederim…

Hayat ne garip değil mi? Daha doğrusu sürprizlerle dolu. İnsan kadere iman etmez, sürekli “neden” peşinde koşarsa, kafayı yer sanırım burada.

Geçen gün bahçede oturuyordum birden gökyüzüne baktım. Etrafımdaki duvarları kaldırdım özgür olarak gökyüzünün maviliklerine daldım gittim.

Yaşadıklarımı, anılarımı, kurduğum hayellerimi düşledim. Sonra gerisin geriye oturduğum bahçeye döndüm, cezaevinde olduğumu hatırladım. O anda insan kendi kendine “ben buraya ait değilim” diyor ama Rabbim bana buraları görmeyi murad buyurmuş, şikayet etmeden sabırla bekleyeceğim.

Etrafima baktım, sonra yanımda oturan arkadaşlara…Hepsinin kendine özgü hayellerle anılarla dolu bir geçmişleri var, geride bıraktıkları özlemini çektikleri var. Burası insana kendi iç muhasebesini yaptırıyor kardeşim.

Böyle kardeşim dualarınızı eksik etmeyin sizler hep duamdasınız…Rabbim sizleri hıfz ve inayeti altına alsın. Dua ve selametle…