Toplumun bir kesimine yönelik iki yılı geçgin yapılan gözaltı ve tutuklamaların intikam ve nefret güdüsüyle yapıldığının en bariz örneği hiç şüphesiz hasta tutuklulara yapılanlar gösteriyor. Cezaevlerinde bulunan yüzlerce tutuklu hastanın ciddi hastalıkları olduğu doktor raporlarıyla ortaya konulmasına karşın tahliye edilmiyor. Kitlesel kıyıma maruz bırakılan bu insanların hayatları hiçe sayılarak ölüme sürüklenmeleri izleniyor.

İstanbul’da haksız yere tutuklanarak demir parmaklıklar ardına gönderilen Hacer Koç’un (42) birçok ciddi rahatsızlıkları olmasına rağmen tutuklanmaktan kurtulamayarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Şeker, kolesterol, tansiyon ve migren hastası kadının cezaevi şartlarında hastalıklarının giderek daha ciddi bir hal aldığı belirtildi.

3 haftadır şeker seviyesi 230’un altına inmeyen tutuklu hastanın bu sebeple yazdığı revir dilekçelerinin cezaevi yönetimi tarafından bekletilerek cevap verilmediği ortaya çıktı. Hacer Hanım’ın hastalıklarıyla alakalı rapor alacağı için hastaneye götürülmek istenmediği belirtiliyor. Hastaneye götürülmediği takdirde hayatı riski bulunan Koç’un bir an önce tedavisinin yapılması gerekiyor.

Tahliye edilmediği için tedavi göremeyen ve cezaevinde hayatını kaybeden insanların ülkesi Türkiye’de Hacer Koç’un da cezaevinden tabutla tahliye edilme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Vicdan sahibi kesimler hasta tutukluların ölmeden önce serbest bırakılmasını ve vakit kaybetmeden tedavilerinin yapılmasını istiyor.

https://t.co/RaMDGt1ps0