Bu mektubu Manisa T tipi ceza evinden yazıyorum. 2 si kız, 1 oğlan, 3 çocuk babasıyım. Biri ilahiyat, 2 üniversite mezunuyum. Hakka hukuka, adalete, helal ve harama karşı, hayatım boyunca çok dikkat ederek yaşadım.

Hayatında polisle, mahkeme ile hiç işi olmayan biriyim.

15 Temmuz sonrası taşındığım Bursa’da gözaltına alındım. Ben bir ilahiyatçıyım , dinine hassas, kimseyi kırmayan, insanlarla güzel geçinmeye çalışan bir yapım var.

TEM ekipleri tarafından, bir cani gibi, eşkiya gibi aşağılandım. Emniyet mensubları Bursa’da, beni bir karanlık odaya koydular, en sıradan ihtiyaçları mı bile görmediler. Tuvalet ihtiyacımı bile karşılamadılar. Panik atak hastası olduğum için bayılmışım, hastanede iğne yaptırmışlar, çok şeyi dahi hatırlayamıyordum. Hatırladığım şeyler Memurların bağırışları.

1 ay gözaltı, sonrası cezaevi. Manisa da cezaevinde kalıyorsanız 14 kişilik koğuşta 30 kişi kalmak zorundasınız. Ağustos 2016 da gözaltına alındık şimdi 2 yılı geçti. Mahkemede isnad edilen suçlar , komik ve gülünç. Niçin sohbet ediyormuşsun. Bir ilahiyatçının sohbet etmesini yargılıyorlar. Evet bizi değil, inancımızı yargılıyorlar ön yargılarıyla.

Ev hanımı olan eşimi de Bursa’da gözaltına alıp, onu da tutukladılar. Eşime itirafçı ol, birilerine işlemedikleri suçları işledi de, diyorlar sorguda. kabul etmeyince onu da tutukladılar. Allah’dan adalet bekliyor sabrediyor, bir gün adaletin geleceğini bekliyoruz.

Büyük kızım Tıp okuyor, onu da gözaltına aldılar, sonra insafa gelip bırakmışlar. Küçük kızım Marmara’da okuyor bu sene 3. sınıfda. Bizim psikolojimizi bozmak için olsa gerek Kızımı 1 hafta gözaltında tutmuşlar.

Kendinizi benim yerime koyun ve düşünün, panik atak hastasısınız hiç bir delil olmadan yıllarca cezaevinde yatıyorsunuz. Niçin burada çalıştınız? Niçin bankaya para yatırdınız?

Bu yetmiyor, ayağı kırılan ev hanımı eşimi daha iyileşmeden tutukluyorsunuz. Annesine çok bağlı olan 11 yaşındaki oğlumun psikolojisi tamamen bozuldu.

Daha 20 ve 22 yaşlarında olan kızlarımı gözaltına alıp, psikolojik baskı yapıyorsunuz.

İnsan hakları savunucularını, vicdan sahibi insanları yaşanan bu haksızlık ve hukuksuzlukları görmeye davet ediyorum. İlginize teşekkür ederim.