Manisa’lıyım, evli bir cocuk sahibiyim. Malum darbe girişiminden önce özel bir şirkette çalışmaktaydım. Bağlı bulunduğum şirket Hizmet hareket ile alakalı olduğundan dolayı darbe girisiminden sonra şirketten ayrıldım. Başka yerlere başvuru yapsam da bu meselelerden dolayı kabul edilmedim. Televizyonda ve çevremizdeki gözaltına alınmasını duyduktan sonra iş başvurusu yapmaya korkar olmuştum. Kışın soğuğunda tarla işlerinde çalışmaya başladım.

Birgün tarlada çalışırken eşim beni aradı. Gözaltına alınmış, o esnada eşim 8 aylık hamileydi, afalladım. Neyse ki gözaltına alınınca, eşimin hamilelik durumundan dolayı akşamına savcıya ve oradan hakim karşısına çıktı. Yurtdışına çıkış yasağı ile serbest kaldı. Hakim tekrar çağırabileceğini ve karnındaki çocuğa dua etmesi gerektiğini yoksa böyle olmayacağını söyledi. Bu olaydan sonra eşim evde tek başına kalamaz oldu. Bu esnada tarla işlerine 5 ay boyunca devam ettim.

Evim kiraydı, tarla işi bitince 1 ay boyunca iş aradım tekrar Temmuz ayı yaklaşınca hanım korkusundan dolayı orası alındığı yerdi, evi değiştirmek zorunda kaldım. Ağustos ya da Eylül ayı olması lazım, bu sefer de benim için gelmişler. Annem ” yok bilmiyorum” demiş tabi. Bu esnada iş bulmuştum. Artık ailemle görüşemez olmuştum yakalanma korkusu ile… Kardeşimi, memlekette sivil polisler görünce çağırıp, telefonunu kurcalayıp “abin nerede ” diye arada baskı yapıyorlarmış. Bir ara polis ve jandarmanın oldugu yerde polis yüksek sesle” istesek öğreniriz annesini aliriz gozaltina sorgulayıp, öğreniriz ” şeklinde ifadeler kullanmış. Kardeşim, bu sefer biraz kızıp ” annem kalp hastası birşey olursa sizden bilirim” deyince birşey diyememişler.

Degiştirmiş olduğum ev, 1 sene geçmeden hanım yalnız kalamadığından dolayı tekrar eski eve yakın bir yerlere yerleştik. Sobalı bir ev 7 aydır şimdilik oradayım. Biladeri memlekette sürekli yerde” abin nerede ” deyip telefonu isteyip bakıyorlarmış sivil polisler. Saymis 3 ayda en az 20 sefer olmustur bu şekilde demiş birisine.

Kardeşim böyle stres altında, annem zaten rahatsız, hanım desen psikolojisi iyi değil… Çocuğa aşı yaptırmaya zorla gidiyoruz. Korkudan hanımın 1 aydır baş ağrısı var. Aralıksız boğazından üst kısma kadar yanma oluyor daha önce guatr ilacı kullanıyordu. Şimdi yine ondan şüpheleniyoruz, sol kol uyuşması var, kalp sıkışması oluyor.

Doktora gidemiyor korkudan çünkü yaklaşık 1-2 ay önce adres bildirsin diye kağıt gelmiş şimdi ise bir kağıt daha gelmiş bu sefer kağıdı vermemişler anneme. ” Gelsin kendisine verelim” demişler. Korkusu daha da arttı. Bu olmasa bile biladeri memlekette sürekli rahatsız eden polisler, hanımın olduğu yeri bilse ona da aynı baskıyı yapmaz mıydı? Onun için hanım bir yere gitmeye korkuyor. Kendim desen artık kendimi geçtim…Eşim ve çocuğum iyi olsun, onlar bana yeter…

Benim hiç bir lüksüm yok, hala aranmam var. Hasta olma lüksüm yok aynı zamanda evimi geçindirmek zorundayım. Şu anda asgari ücretten düşük bir maaşla 12 saat çalışarak evimi geçindirmeye çalışıyorum, sigorta zaten yaptıramıyorum, evim kira sözün bittigi yerdeyim. Ne diyeyim Allah yardımcımız olsun. Saygılarımla.