Hizmet hareketine gönül vermiş ve gönül vermeye devam eden insanların bir gecede hayatların karardığı 15 Temmuz darbe tiyatrosu benim de hayatıma bir çok olumsuzluklar kattı ve katmaya devam ediyor… Günü geldiğinde gerçekler ortaya çıkacak ve yüzlerce insanın canına kıyan, binlerce insanın hayatını, hayallerini darma duman edenlerin yaptıkları Adalet karşısında cezasını bulacak.

Manisa’nın bir dağ köyünde, taşımalı eğitimli ilkokulu bitirmiş, ardından liseyi bitirip üniversiteye yerleşmiş Üniversite bitince daha çok insanı yetiştirebilmek adına eğitimime devam edip memleketimde Yüksek Lisansa başlamıştım. Yüksek lisansa başlamamla birlikte ilkokuldan beri hayalini kurduğum ve defalarca uğraşmama rağmen kazanamadığım memuriyet sınavlarına hazırlanmaya devam etmiş ve kazanmıştım. Bütün sorumluluklarımı yerine getirerek, fedakarlıklar yaparak, hayaller kurarak kazandığım mesleğime kavuşmama sadece aylar kalmıştı. Ama ne yazık ki sözde darbe girişiminden çok geçmeden benim hayallerini kurduğum mesleğe erişmemin önü kapatılmış ve daha kavuşamadan memuriyet hayatım son bulmuştu. Sözde girişim ile ilgisi olmayan binlerce insan gibi benim de hayatımın zor anları başlamıştı artık.

Yaşadığım bu olumsuzluklara aldırmadan tekrardan sınavlara hazırlanmama rağmen ne yazık ki hayallerim ertelemek zorunda kaldım ve büyük umutlarla başlamış olduğum Yüksek Lisansımı da yarıda bırakmak zorunda kaldım. Hayallerimle beraber çevremizde ki tanıdığımız eş, dost, akraba bildiğimiz insanlar da beni düşüncemden dolayı görmezden gelmeye başlamışlardı bile, binlerce insanın yaşadığı gibi.

Ama asıl zorluklar, yaşanılan olayın asıl darbesi hayatıma inmemişti. Akrabalarımdan ihraç olanlar, tutuklananlar ve araması olanların olduğunu duydum onlara üzülürken çok geçmeden 2016 Mayıs ayında bylock yaftası ile bir darbe daha yedim. Artık birilerinin iftirası ile sözde darbe girişimine destek veriyormuşum gibi kanun kaçağı durumuna düştüm. Benim bu duruma düşmem yetmezmiş gibi evlerinde sözde darbe girişiminden nerdeyse 2 yıl önce kısa süreliğine ikamet ettiğim Ablamın eşi eniştem benim orda ikamet ettiğim gerekçesi ile yıllardır güvenlik görevlisi olarak çalıştığı bir devlet kurumundan sorgusuz sualsiz işten atıldı ve işsiz bırakıldı. Eniştem nerdeyse bir buçuk yıldır düzenli işe giremedi gündelik işlerde ablama ve iki çocuğuna bakmaya çalışıyor. Benim sanki herhangi bir suça karışmışım gibi aranmam yetmezmiş gibi eniştemin işe dönüş şartı da beni bir şekilde teslim etmesi olduğunu sonraki zamanlarda öğrendim.

Çok geçmeden ailemin oturduğu köyümüzde beni sormaya başlamışlar ve köylülerim, akrabalarım tarafından terörist iftirasına maruz kalıp ailem insanlar tarafından zor durumda bırakıldı. Aradan zaman geçmeden bu sefer de üniversite yıllarımda harçlık kazanmak için ara ara çalıştığım ablamın iş yerinde, ablam ve patronu sorguya çekilmiş. Ben insanlara zarar gelmesin diye uğraştıkça onlar zarar vermek için ellerinden geleni yapmaya devam ettiler…

Türkiyede sesimizi duyurabilecegimiz resmi ya da gayrı resmi bi adres olamadığından durmumu size yazayım istedim.

Allah’a emanet olun.