Merhabalar. Acıyı yudumlamak nasıl bir şey bilir misiniz? Ya da yudumlamaya devam etmek ve ne zaman biteceğini bilmemek nasıl birşeydir hiç düşündünüz mü? Sevdikleriniz için çaresizmiş gibi görünen kapılar nasıl aralanır? Yol yöntem nedir? Ya da gerçekten bu yollar işe yarıyor mu nedersiniz? Gelin hep birlikte acılara dertlere sessiz kalmayalım. Doğru yollardan acımızı anlatalım.

İşte naçizane benim yaşadıklarım; soğuk bir kış günü eşimin alındığını telefondan öğrendim. İş için gittiği yerde alınmış. Amacı iyi bir insan olmak her baba gibi doğru yollardan ailesinin rızkını kazanmaktı. Bunun bir yanlış yeri varmı siz söyler misiniz? İlk gün minik evladımızla acımı yudumladım. O anda kayboldum sanki. Kimseye söyleyemedim en yakınlarıma bile. Zaman durmuştu, günler, aylar, seneler durmuştu sanki o anda. Sessizce sadece Allah görüyordu, tek inancım umudum duam buydu O’na dayandım.

Elbet bu günlerinde sabırla, duayla bir gün geçeceğine inanıyorum. Ne var ki; yaşananlar acıyı yudumlatıyordu insana ve bu zulm böyle nereye kadar devam edebilir? Evlatlarımız, anne-babalar, annaneler, dedeler, bebekler ve kardeşler artık özlemle hasretle beklenir

oldu. Milyonlar bu acıyı nereye kadar yudumlayacak lütfen artık masum insanların ailelerinden sevdiklerinden ayrı kalmalarına müsade etmeyelim. Etmeyiniz lütfen! Lütfen! Acılara bir yenisini eklemesinler, eklettirmesinler!

Çocukların ailesiyle hapishane ortamında özlem gidermesine müsade etmeyelim. Çocuk ailesiyle sevdikleriyle parkta bahçede evinde özlem giderir:( Çocuğumuz 3 yaşını da geçti. Yaklaşık iki senedir babasından ayrı. Minicik bir kalp ve minicik bir yürek daha ne kadar aile özleminden mahrum kalacak? Rüyasında babasıyla top oynacak, ona sarılacak, onu koklayacak:( Rüyasından ağlayarak uyanacak. Ömrünün amacı, sevgisi, hayata bakışı daha bu yaşlarda temelden şekillenirken ne kadar babasından annesinden uzak kalacak. Anne; ben babama sarılmak istiyorum diyor. Anne ise; acı acı yutkunuyor. Ne diyebiliriz? Bir düşünür müsünüz?

Bunların yanında bir süre sonra başka bir sevdiğim yakınımın daha alındığını öğrendim. Sonra bir başka bir başka daha. Acılara, yudumlayarak bir yenisini ve başka bir yenisini daha ekledim gün geçtikçe ekliyoruz hep birlikte. Aslında acılılara yenisini eklemek çok ağır biliyor musunuz? Cebimde bir liranın olmadığı günüde biliyorum kimseden isteyememeyi de. Kendi yakınlarımdan bile çekiniyordum. Bir süre maddi sıkıntılar, manevi zorluklar, hiç kimseye göstermeden yastığa sarılıp bağıra bağıra dua ede ede ağlamalar. Eşimin yakınlarından, kendi yakınlarımızdan arkaşlarımdan tepkiler, kimseden sahip çıkmamalar.

Birçok zorluklar size acıyı yudumlamayı ezberletiyor. Yeni evli, yeni anne, yeni hedefler, hayata gülen gözlerle bakmayı daha 27-28 inizinde öğreniyorsunuz. Ayakta kalmanız için mücadele etmeniz gerektiğini yudumlaya yudumlaya öğreniyorsunuz. Ama ben biliyorum ve adım gibi eminim herşey birgün dahada güzel olacak ki…”iyilik insanı cennete,kötülükte cehenme götürür…”buyurur bizim güzel Peygamberimiz (s.a.v). Ben iyi insanların elbet bir gün özgürlüğünü kazanacağını ümit ediyorum. Allah’ın izniyle yardımıyla, acılarında kendini birgün muhteşem özgürlüklere bırakıvereceğinede yürekten inanıyorum…

Son sözümü Mevlana ‘ dan bitirmek istiyorum sevgiler dua ile huzurla kalınız… bütün iyi olan insanlara ithafen; Hz.Mevlana’ dan “Üzülme can! Doğruysan zarar gördüm deme. Bil ki iyiler mutlaka kazanır..