Merhaba, bendeniz de bir kaç satırla yaşadıklarımı anlatmayı ister.

Yurt müdürü olarak özel bir kurumda çalışmaktaydım, 15 Temmuz tarihine kadar. 15 Temmuz’ dan sonra çalıştığım kurum kapatılmakla kalmadı, terör örgütü damgası da vuruldu.(Müfettişlerin yurdun bütün tetkiklerinin tam olmasının ardından giydikleri terlikler için her yerde böyle rahat terlik bulamadıklarını söyledikleri bir yurt) Tabi bende sözde terör örgütünün üyesi olarak aranıyordum.

Bir gün memleketteki evimize polislerin gelip beni sorması ile başladı karanlık günler. Zahiren karanlık olsa da gelecekteki güzel günlerin de habercisidir inşaallah. Anne babamın o anda hiç görmelerini istemediğim bir gün.. Eve gelip eşyaları didik didik aradılar, yanlarında bayan poliste olmasına rağmen erkekler aradı kendi eşyalarımı da. O an umarsanmadığını, bir insan yerine konmadığını görmek çok acı.. Evde benim olmadığını söylediğimiz eşyalarda dahil cep telefonumu da alıp yanlarında getirdikleri TEM yazılı büyük küçük poşetlere koyarak tutanak doldurdular.

Büyük mücadeleydi gerçekten.. Kimine göre “terörle mücadele”; kimine göre “INSANİ DEĞERLER” mücadelesi.

Daha sonra tutanağı imzalatıp gittiler. İfadeye gidersem bir daha geri gelemeyeceğimi biliyordum. Çünkü kanunlar uygulanmıyordu. Keyfi uygulamalara tabi tutuldu birçok arkadaşım da. Artık zalimin zulmünden ne kadar kaçabilirsem…

Evden çıkmak zorunda kaldım. Bugünü ve bundan sonra geçen şimdilik 1-1.5 yılı yaşayacağımı söyleseler inanmazdım. 3 4 ay kadar sonra Ocak ayında dik duruşuyla, ailenin mütevazı adamı babamın, son bır iki yıldır yaşadığı rahatsızlıkların ardından hem beyin hem kalp ameliyatına girdiğini, ameliyattan çıkamayıp vefat ettiğini duydum ailemden. Evden çıktıktan sonra Babamı son görüşüm imiş meğer 3 ay öncesi.

Suçsuz olduğunu bilmene rağmen kimsenin inanmamasi.. Akrabaların, ailenin gözde, masum kızı iken bir anda tanınamıyor olmak… Akrabalarının itici gözleri arasında hayırsız evlat muamelesi görmek. Pek çok kişi gibi insanın ağırına, zoruna da gitse “Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler.. Buda geçer ya Hû” dedim.

Babamdan sonra annem kendini toparlayamadı. Abimler bir gece beni bulunduğum yerden alıp Anneme götürdüler. Bir süre anneme baktım hamd olsun evlatlık vazifemi yapmak nasip oldu. Beyin tümörü teşhisi kondu. Atlatabileceği ümidiyle doktorlar gezdik, raporlar gönderdik ama annem her geçen gün biraz daha kötüye gidiyordu.

İnsanın yanında dimdik gördüğü, Osmanlı kadını dediği annesinin bır anda yıkılıp yataklara düşecek hale gelmesi insanı çıldırtıyormuş. Ve nereden ne çare çıkar diye hiç düşünmeden insan aklına gelen saçma dediği kulaktan dolma şeyleri de yapabiliyormuş.. Ve hastalığının 2 ay kadar sonrası annem artık yatalaktı, kendi ihtiyaçlarını göremez oldu. Biyopsi, ışın tedavisi vs. derken yoğun bakımda kaldı bir süre… Ve Kasım ayında da annem dünyaya gözlerini kapadı.

Böyle ifritten, herkesten uzaklaştığın bır dönemde her ne kadar sıkıntı yaşamış olsak da yanımda olup dua desteklerinin olmasını o kadar çok isterdim ki anne ve babamın. Ama Rabbim tabiki böyle takdir etmişti (bunu her ne kadar söylemek zor da olsa) Hep duyup belki de dilimden bır hışımda çıkan “Mülk onun istediği gibi tasarruf eder” sözünü hatırlayıp tek ve gerçek sığınak ve dayanak Rabbime dayandım..

Hem yetim hem öksüz kalmıştım.. Kimsesizler Kimsesi ve Efendimizin bana sahip çıkıp, Sıratı müstakim yolunda gönlümü hak ve hakikat yolunda açıp, koşturmak büyük bir arzum.. Daha nice mağduriyetler yaşayan binlerce mazlum ve mağdur var.. Onların yaralarına merhem olmak. Onların derdi ile dertlenebilmek istiyorum. Ben zor durumda kaldığımda bana yardım eden ensarlar, kardeşler gibi.

Anladım ki sevmek, saymak, kucak açmak için sadece kan bağına değil insanı sıkıca sarıp ve duasını aldığın, aynı dertle dertlenebildiğin, her daim yanında olduğunu hissettiğin kardeşim, yavrum diyecek can bağlarına da ihtiyaç varmış..

Rabbim bu can bağlarından ebediyyen razı olsun. Sayılarını kat be kat artırsın.. Gerçek dostluklar, kardeşlikler lütfetsin.. İki cihan saadeti nasip etsin ve tez zamanda ülkemiz, dinimiz, diyanetimiz adına özgür, huzur, güven ve selametin olduğu günlere uyandırsın inşaallah.

Allah’a emanet olun.