Ben ve eşim zor şartlarda eğitimini tamamlamış elimizden geldiğince hak hukuk gözeterek vatanına milletine faydalı olmaya çalışan insanlardık. Ta ki 2016 15 Temmuz a kadar. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmadı. Bizim için de ülkemiz için de. Hayatında bilerek bir hayvana dahi zarar vermeyen eşim muhasebeci olmasına rağmen terör suçlamasıyla tam 14 aydır tutuklu. Biri 8 biri 2.5 yaşında çocuklarını 7 ay göremedi. Kızıma anlatamadım. İşte olduğunu söyledik ama sonra uzayınca ziyarete gittiğinde anlamıştı babasının nerede olduğunu. Sürekli babasının işi bırakmasını ve eve gelmesini, onu her gün aramasını istiyordu.

Oğlum 1.5 yaşındaydı babası aniden gidince babası yaşındaki gördüğü herkese baba diyordu. Marketçiye, televizyonda gördüklerine kadar. Önceleri ‘’hayır baba değil, baba gelecek’’ diyordum ve fotoğrafını gösteriyordum. O ise kızıyordu canlı görmek istiyor, konuşmak istiyordu. Daha sonra tırnaklarını yemeye başladı. Ben o yüzden olabileceğini önce anlamadım. Sonra o baba dedikçe ben de ‘’tamam baba’’ demeye başladım.

Oğlum tırnak yemeyi ondan sonra bıraktı. Kızım okulunun neden kapatıldığını
anlamıyordu. Arkadaşlarını ve öğretmenlerini istiyordu. İnanmadı uzun süre okulunun kapandığına. Kızım babası o arkadaşındayken gittiği için ben de öyle giderim korkusuyla okula gitmek istemedi. Babasını görene kadar uyku bozukluğu yaşadı. Sürekli kabuslarla uyandı. Bunlar yaşadıklarımızın sadece bir kısmı. Eşim ve ben aile içerisinde suç işleyecek son kişi bile gösterilemezken terörle suçlanıyoruz. Tek suçumuzsa işimizi yapmak. Muhasebecilik ve öğretmenlik. Takdir Rabbimin. Biz ondan geldiği için sabrediyoruz.

Bizden kötü durumda olan kardeşlerimize dua ediyoruz.

Bugün zalimin zulmü varsa yarın da Hakkın divanı var.