Aziz Sıddık Kardeşlerim!

Vay be, mektuba böyle başlamak ne havalıymış 🙂 Özledim seni kardeşim hatta gardaşım ! Eminim sen de özlemişsindir. Nasıl gidiyor hayat ? Az anlat…

Beni soracak olursan, iyiden az hallice. Hamd olsun. Günler geçip gidiyor bir şekilde. Öyle sevk bekliyorum… 10 kişiyiz koğuşta. 9 duk yeni bir bayan geldi Sandıklı’dan. Yazık o da pek içli.. Pek ağladı gelince. Biz de bizi ilk karşılayanlar gibi davrandık. Acısını hissettirmemeye çalıştık.

Kızlarını sayıklıyor sürekli Emine, Ebrar diye.. Valla üzülüyorum ha Allah yardımcısı olsun. Burada herkesin aklı çocuklarında zaten. Kıyamam…

Koğuşu anlatayım sana, merak ediyorsundur eminim. İki katlı, sarımtırak duvarı bir yer. Üst katta 14 ranza var, 10 kişi kalıyoruz ama aslen 8 kişilik. Aşağıda wc+banyo yan yana. Hemen yan tarafta da mutfak tezgahı. Geniş bir avlumuz var. 14 metre boyunda, 3.5 metre eninde. Paso voltalıyoruz, koşuyoruz, oyun oynuyoruz, patikleri iç içe koyup top yaptık. İstop, yakan top falan kopturuyoz. Çocuklar gibi değişik oyunlar keşfettik koca koca kadınlar çılgınlar gibi oynuyor bir görsen.

Hele Elif teyze, benim kanka. Çılgın kadın çok sevdim onu tam bir anne hepimizin annesi. Ama benim annem olmadığı için bana daha çok ilgi gösteriyor. Bir de burda en küçük benim. Sanırım ondan da kaynaklı. Herşeyimi ona anlatıyorum. Melek gibi kadın, can… O da bana anlattı hayatını çok zor günler geçirmiş. Valla o mütebessim çehrenin ardında ne acılar varmış meğer. Çok şaşırdım .Birde değer verdiği ölen babasının yerine koyduğu bir amcası varmış. Salih diye onu çok merak ediyormuş. Ulaşamıyormuş ona. Sağlığından dolayıda endişe etmiş. O da beni merak eder diyor iyi olduğumu bilse keşke diye üzülüyor. Dedim böyle üzülme Allah büyük…

Herkesin bir derdi var. İnşallah bu karanlık gecenin bir sabahı da olacak. O güzel günlerin ümidi her zaman içimde.

Allah’a emanet olun.