Tutuklandığımızı hakim tek tek yüzümüze okudu. Avukatlar bizden daha çok üzüldü..

Herkes sanki düğüne gelmiş gibiydi. Kimse bir taşkınlık yapmadı, zorbalık çıkarmadı. Kimse isyan etmedi ağlamadı, bağırmadı… Bu durumu gören polislerde şok oldu. Sana yeminle söylüyorum, hepsi ağzı açık izledi keşke görebilseydin. O şaşkınlıkları yüzlerinden öyle akıyordu ki gülünç bir manzaraydı. Şahsen ben hem izledim hem güldüm.

Adamlar gördüklerinin şokuyla yerinden kıpırdayamadı. Zannediyorlar ki isyan çıkacak ortalık karışacak. Onun iştiyakı ile bekliyorlardı ama istedikleri gibi olmadı hay aksi! Nerden çıktı şimdi bu tevekkül! Neydi bu metanet ! Adamları niye hayal kırıklığına uğrattınız ha!

Ben böyle teslimiyet görmedim kardeşim.. Sonra sırasıyla tutuklama müzakerelerini almaya gittik. Aralarda duygusal ve romantik anlar yaşandı…

Herkes sevdiğinin yanına gitti ben de affedersin “armut misali ” bakakaldım. Herkes bana bakıp halime güldü. Valla komedi idi . Neyse efendim ikişerli sıra olduk. Cezaevine götürüleceğiz artık. Bizde bir kendinden eminlik, polislerde afallamış bir hal ki sorma! Herkesin acısını içine gömmüş olması ayrı bir hakikat tabiki.

Bize destek ve moral olan en büyük teyze (s.ablamız), aileler de bizimle birlikte dışarda tam 9 saat bekleyip, çıktığımız da ise alkış yağmuruna tutmasıydı o an çok duygulandım. Polis hacı abilerde ifrit oldular. Bir de o an da teyze bi bağırdı ki, bittik biz bittik.. Merdivenlerden indi tam araca binecekken ;
“Numan !Seni Seviyorum Oğlum!! ” diye inledi. Oğlu da mukabelede bulundu ;
“BENDE SENİ ANNEEEEE!!! Yemin ediyorum bağrım yarıldı. Kendi derdimden ziyade millete üzüldüm. Çünkü benim kaybedecek bir şeyim yok…

Neyse yine yazmaya devam ederim. Sen de yazmayı unutma. Sorunlara selam.