Bir mayıs ayı akşamı…
Hayatımın en kötü en karanlık gecesi… Kapının sesiyle irkildi yüreğim. Hissetmiştim, bu hayra alamet değil diye dökülüverdi sözcükler dudağımdan…
Ve korktuğum başıma gelmişti ne olduğunu anlamadan gözaltına alındınız sesi… Ayrılığın acısı gözlerimize gönlümüze düşmüştü. Vedalaşamadan ayrıldık…

Emniyet ana baba günü. Bağırışlar çağırışlar.
Bir damla gözyaşı dökmeyeceğim dedim kendime dökmedim de hamdolsun… Zalimi sevindirmeyecektim…

Evladım korkmasın diye başını okşadığımda burası çocuk sevme yeri değil cevabını almıştım. Oysa o daha dört buçuk yaşındaydı…
Yavrum bir gece benimle kaldı sabah uyandığında ‘’ anneciğim doğrumu görüyorum demir parmaklık mı burası’’ dedi… İzah etmek güçtü kelimeler dilime dolanıvermişti.
Ayni nezarette 3 anneyle, o bir şey hissetmesin diye orayı oyun alanına çevirmiştik. Annesinden ayrılacağını hissetmiş gibi kuzum o kaldığı bir gün boyunca kucağımda uyudu. En çok da ne dokundu biliyor musunuz?
Evlatlarından ayrılan biz 4 annenin anneler gününü nezarethanede geçirmesi.
Dedesine teslim edeceğim gün oğlum hissetmişti ve vermek istediğimde onun yanına gitmek istemedi.
Çaresiz babamla birbirimize bakıyorduk.
Yasadıklarımın tarifi yok… 11 gün gözaltı süresi ama o 11 gün bize yıl gibi geldi. Kimseden haber alamadık…

Ailemin getirdiği valiz sanki tutuklanacağımı gösterir gibiydi, hissetmişlerdi.
18 Mayıs sabahı erkenden hazırlandık önce hastaneye götürdüler eşimi ilk defa orada görebildim… Uzaktan bakıştık ve iyiyim diyebildik.
Duruşuma bakıp tutuklanacağıma karar vermeleri de ayrı bir durumdu benim için. Sabah 9’ dan akşam 9 ‘a kadar adliyede bekledik… Hepimiz duruşma salonuna sığmadığımız için bekleme salonundaydık ve kimlerin tahliye kimlerin tutuklu olduğunu duyuyorduk. Kararımı yüzüme okuduklarında o an kala kaldım. Evladımı düşündüm. Eşim gözümün içine bakıyor… Yanımdaki bayanlara da diyorum ki ‘’ne olur bir şeyler konuşalım ağlamamam lazım.’’5 dk. sonra eşime döndüm ’’ iyiyim böyle hayırlıymış demek ki’’ dedim o da Allah razı olsun beni destekler gibi aynen öyle hayırlısı buymuş demek ki dercesine kafasını salladı..

Aylar sürecek hapishane günlerine böylece başlamıştım. Eşimden ayrı şehirlerde Medrese-i Yusufiye nasip olmuştu. Evladımı ve ailemi uzunca bir süre görmemek üzere vedalaşıp ayrıldım. İçimde fırtınalar kopuyordu ayrılıktan ama bize de çekmek düştü diyor Rabbime hamd ediyordum…