Üniversitenin bana kazandırdığı en önemli dostlarımdan birinin hikâyesini size anlatacağım.Kendisi ailesine çok ama çok bağlı, düzgün aile yaşantılarıyla herkese örnek birisidir. 2016 Temmuz’da olaylardan hemen sonra önce babasını aldılar aradan bir hafta geçmeden de annesini. Okuldayken bile günde 7 defa annesiyle konuşan, her anını, mutluluklarını paylaşan arkadaşım için ne denli bir acıydı, anlatılamaz.

Öyle saf ve öyle kibar bir insandır ki, bu acının onu ne kadar yıprattığını ölçemiyorum, inanın. Dualar, ümitler derken ikisinin de hakkında tutuklama kararı verildi. Kendisi üniversitenin son senesinde, ablası ise mezun ve nişanına 1 hafta vardı. Anne ve babaları böyle bir zulümle karşılaşınca arkadaşım ve ablası bir başlarına kalakaldılar, ama yılmadılar. Geçinmek için babasının işlettiği yem dükkânını çalıştırmaya başladılar.

Ufak tefek iki kız koca yem çuvallarıyla yükleme yaptılar. Anne ve babası olmayınca nişan takamadıklarından ablası hakkında ilçede dedikodu çıktı. Şer niyetler boş durmuyordu. O kadar derdin yanında iffetlerine laf gelmesiyle bir kez daha sarsıldılar. Sonrasında kendi aralarında nişan takmak durumunda kaldılar.

Gel zaman git zaman iddianameleri bile yazılmayan insanlar yaklaşık 1,5 yıl içerde kaldılar. Rabbimin büyüklüğü 2 ay önce annesi ve bugünde babası tahliye oldu. Elhamdülillah. Şimdi düşünüyorum; bu insanlar madem suçsuzdu, yaklaşık 2 senelerini çalmak hangi vicdana sığar. Rızkından neden edilir. Allah hepsini ıslah etsin, olmayacaklarsa da bir an evvel def etsin. Ümmet-i Muhammed’e (SAV) de tez zamanda selâmet versin inşallah.