Sağlık bakanlığında 20 yılını geçirmiş bir uzman doktorum. Bir sabah resmi gazetede Kanun Hükmünde Kararname ile devlet memurluğundan ihraç edildiğimi öğrendim. Tarafıma hiçbir açıklama yapılmadı. Yıllarca çalıştığım hastanedeki odamdaki eşyaları toplamama bile müsaade edilmedi. Hastaneye eşyalarımı toplamaya gittiğimde kapıdaki güvenliğin ‘Sizi içeri alamam, böyle emir verildi’ demesinden sonra nasıl bir hukuksuzluğa uğradığımı yavaş yavaş anlamaya başladım. O ana kadar içimde yanlışlık ile ihraç edildiğimi ve bu yanlışlığın kısa sürede düzeleceğini düşünüyordum. Fakat bu olaydan sonra bilinçli kasıtlı ve acımasız bir hukuksuzluğun mağduru olduğumu anladım. Benim gibi yıllarca tek bir disiplin cezası almamış birinin bu şekilde hiçbir açıklama yapılmadan meslekten ihraç edilmesi hem beni hem ailemi fevkalade üzdü. Fakat bunda da bilmediğimiz bir hikmet vardır diyerek teselli oldum.

İhraç edilmemden bir ay sonra bir sabah gözaltına alındım. 10 gün boyunca gözaltında kaldım. Mahkemede terör örgütüne üyelik destek vb. suçlamalarla itham edildim. Mahkeme sonucunda tutuksuz yargılanma şartı ile serbest bırakıldım. Mahkemem halen devam ediyor. Güzel ülkemde hukukun ne hâle geldiğine bizzat şahit oldum. İhraç olmamın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen halen neden ihraç edildiğimi bile öğrenemedim. Ülkede sistematik bir hukuksuzluk uygulanıyor. Bunun ne kadar süreceği de henüz belli değil.