İmam-hatip olarak vazife yapan eşim 2 Eylülde ihraç edildi, kurumu tarafından hiçbir açıklama yapılmadan. 14 Kasım sabahı 06:30 da evimize gelen polisler tarafından “bundan sonra hayat senin için çok zor” tehdidi ile götürüldü.

15 Kasımda da ihraç edilmesi delil kabul edilip araya “bylock suçu da” sıkıştırılıp tutuklandı.

3 çocuğum ile dedemizin emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyoruz. 45 gündür tutuklu olan babalarını bir camın arkasında ancak görebilen yavrularımın psikolojisi altüst oldu.

Sigortamız kesildi ve ancak ücretle tedavi olabiliyoruz. Durumumuzu anlattığımız sosyal yardımlaşma kurumu bizim için yapabileceği hiçbir şey olmadığını ifade edip yeşil kart talebimize olumsuz cevap veriyor.

Manevi olarak dışlandığımız memleketimizde birde maddi olarak yokluğa terkedildik. Umarım en yakın zamanda masumiyetimiz anlaşılır ve yaşadığımız mağduriyetten kurtuluruz…