İzmir’de 15 m2 lik küçük bir bakkal dükkanı işleten ve geçimini bununla sağlayan k
endi halinde bir esnafım. 3 çocuğum var. Çocuklarımı vatan millet sevgisiyle büyüttüm zor imkanlarla okuttum. Oğlum ve bir kızım öğretmen oldu böylece milletine hizmet etmeye başladı.
15 temmuz sonrası hayatımız birden bire altüst oldu. Ne olduğunu bile anlayamadan devletimizden ağır tokatlar yedik.
Haklarında bu güne kadar en ufak suç olmayan nezaret görmemiş karakol bilmemiş tertemiz çocuklar yetiştirdim.
Öğretmen olan çocuklarım ve eşleri darbeyle hiç alakaları olmadığı halde darbeden sorumlu tutularak polisler tarafından evleri basıldı. Polisler oğlumu ve gelinimi gözaltına aldılar yaklaşık 1 ay kadar nezarette kaldıktan sonra ise hiç bir suç isnat edilemediği halde tutuklandılar. Torunlarıma ben bakıyorum. Polisler diğer kızımı ve damadımı evde bulamamışlar. O günden bu yana onlardan hiçbir haber alamadık.
Ben 70 yaşındayım ve birçok hastalığım var. Üstüne birde bu dertler iyice beni yatağa düşürdü. Artık bakkalı bile açamayacak hale geldim. Kimi kime şikayet edeceğimi bilemez vaziyette Allah’a sığınıyorum. Elimden başka hiçbir şey gelmiyor. Yüreğim yanıyor. Bizi bu hale getirenlerden yüreğimizi yakan ailemizi darmadağın eden ve çaldığım her kapıyı yüzüm
üze kapatanlardan bu dünyada hesap sormak belki bana nasip olmayacak ama ahirette hepsinin yakasına yapışacağım. Çaresizlik daha da yakıyor yüreğimi. Sadece Allaha dua etmekten başka yapabileceğim bir şey maalesef yok.