Biz normalde geniş görünen ama aslında küçük bir aileyiz. Evde oturmuş torunumla ilgilenirken kapı çaldı, evimizin aranacağını söylediler.

Eşimi arayayım dediğimde, eşimin karakolda olduğunu söylediler. Nedenini sorunca, terör örgütüne finansal destek sağlamak dediler. Eşimi mağazamızdan alıp götürmüşler. Eşim giderken mağazayı kilitleyip anahtarı yan komşuya vermiş.

Ev arandı; ilmihal, Kur’an ve 2 tanede kitabı örgütsel doküman olarak aldılar. Ertesi gün mağazayı işsiz kalan oğlum açtı. Aradan bir hafta geçmeden oğlumu da daha önce çalıştığı işyerinden ötürü gözaltına aldılar. Mağaza ailemizin tek geçim kaynağı olduğu için hukuk fakültesinde okuyan oğlum okulunu dondurup mağazayı idare etmeye başladı.

Eşim ve oğlum tutuklandı, aradan bir hafta geçti ve bu sefer polis olan damadımı ve ortanca oğlumu gözaltına aldılar. 22 günlük nezaret süresinden sonra ikisi de tutuklandı.

Babasıyla aynı ceza evinde olmasına rağmen, 15 gün sonra ziyarette biz söyledik aynı ceza evinde olduklarını. Bu süreç bize tasarrufu öğretti, mağaza şu an eniştemlerle beraber 6 aileye bakıyor.

Önceden mutlu mesut yaşayan, şimdi ise evinin kirasını ödeyemeyip 6 evi 3 eve düşüren, yarı mahzun 6 aileye, okulunu donduran oğlum Allah’ın da izniyle bakıyor. Dileğimiz o ki bu süreç bir an önce biter, herkes sevdiğine kavuşur..