Türkiye’de, güzel vatanımda maalesef huzursuz edilmeyen aile kalmadı tabi eğer yandaş değilse.
Hiçbir gerekçe gösterilmeden alınıp götürülen günlerce nezarette bekletilen yaşlı insanlar, hamile ya da yeni doğum yapmış bebeğiyle beraber götürülenler, yüzde seksen özürlü evlatlarını evde bırakıp alınıp götürülen anne babalar… Maalesef bunlar o kadar çok ki…
Biz küçük bir köyde kendi haline yaşayan mütevazı bir aileyiz. Memleketin her an her köşesinde yapılan ve televizyonlarda seyrettiğimiz zulüm bir gün bizim de kapımızı çalacak deseler inanmazdık. Ama bir gün bizim kapımızı da çalındı. Babam ve annem çok misafirperver insanlardır. Yaşlı olmalarına rağmen misafir gelince ikram etmeyi çok severler. Ama bu defa misafirler hem kalabalık hem de davetsizdiler. Köye gelince sormuşlar bizim evi, köylü hayırdır deyince kahvede paralel demiş görevliler.

Kahvedekiler ‘bizi bulaştırma biz evin adresini bilmiyoruz’ demiş. Israr etse de söylememiş kahvedekiler. Ancak Almanya’dan yeni gelen bir Almancı yanlışlıkla göstermiş evi. O da pişman olmuş çok; bu adamlardan hep iyilik gördük bütün köylüye faydası dokunmuştur nasıl olurda hain olurlar diyerek köylü tepki göstermiş. İşin aslı yaşları 70 olan ve hayvancılık yapan bu ailenin hainlik yapması da mümkün değil.
Ev aranmış, her taraf didik didik elden geçirilmiş, çocukların bir iki kaynak kitabı -halen kitapçılarda satılan- dışında bir şey bulamamışlar. Ama yaşlı, şeker ve tansiyon hastası olan babam ve üç gelini -her birinin emzikli süt çocuğu olan- alınıp nezarete götürüldü. Hava soğuk nezarethane daha soğuk, çocuklar küçük, o şekilde nezarette tutuldular. Bu arada babamın şekeri 450-500 lere çıkıyor, tansiyon 24 e kadar çıkıyor, yer yer kendinden geçiyor bayılıyor ama maalesef hastaneye götürülüp tekrar nezarete getiriliyor.

Hiçbir işlem yapılmadan günlerce tutuluyor gelinleriyle beraber ve defaatle hastaneye acile kaldırılıyor. Sununda da maalesef babam o günden beri hasta. Sorguda hiçbir delil yok, kanıt yok, telefon bile kullanmayı bilmeyen yaşlı adama bylock soruluyor. Gelinleri hakeza. Gelinler helal kazanç düşüncesiyle meğer Bankasya’ya biraz para yatırmış. Savcı ifadeyi alıyor 3 gelin ve babadan. Dosyada hiçbir şey yok ve kaçma ihtimali var diye düşünerek emzikli anneleri, yaşlı -100 mt yürüyünce yorulan- ihtiyarları denetimli serbestlikle serbest bırakıyorlar. Bu insanlarda hırsızlık yok, yolsuzluk yok, kimseye zarar verme yok ama köydeki hayvan güden amcaya ve ev hanımı olan gelinlerine kadar zulüm genişliyor.
Allah sonumuzu hayretsin. Eğer bu insanlarla darbe oluyorsa memleket yıkılıyorsa vay o memleketin haline…