Adalet Görkemli Binalardan İbaret

Eşim 56 yaşına kadar mahkeme karakol yolu bilmezken, bir gecede terörden, vatana ihanet ve darbeden delilsiz bir şekilde esir edileli 1 yıl 2 ay oldu. 25 Yıllık evliliğimiz boyunca Allah’a inancından sonra hayatı boyunca vatana, millete, bayrağa sevgisinden, vefasından gayrı hiç bir dünya hayali yoktu… Şayet yaşam şekli ideali ve faaliyetlerine bakılsa görülecek. Fakat kimlere dokunduysa bu işler, bir anda terörist ilan ediverdiler topyekün.

3 Çocuğumuzdan ayrı, kendi vatanımızda mağdur edildik. 1000 kere de sorgulansa “Ufacık bir vatana ihanet emaresi bulsalar ömür boyu mahkûmiyete razıyım ama bulamazlar” diyecek kadar kendinden emin ve onurlu bir insandır.

Bir sabah terörden gözaltı kararıyla başlayan trajikomik durumun hayatımızı bu denli kabusa çevireceğini, inanılmaz dayanılmaz bir hal alabileceğini bilemezdik. 2 Kez anjiyo, 1 kez açık kalp ameliyatı olan eşimin sağlık sorunları, kapalı alan fobisi var. Bu nedenle spor ve beslenmesine azami dikkat etmesi gerekirken bunları dahi göz ardı ettiler ve en adi suçlulara gösterilen haklardan mahrum edildi.

Avukatlarımız dahi savunma yapmadan tutuklandılar. Nasıl bir suç ki bu nasıl bir adalet anlayışı ki 16 yaşındaki çocuğu dahi mağdur ediyor? Kızım babasız düğünsüz evlenmek zorunda kaldı, 16 yaşındaki oğlum İngilizce kursu için gittiği ABD’den darbe sonrası okuduğu okul kapatıldığı için ve nakil problemlerinden dolayı kendi vatanına dönemedi. 16 yaşında güven kaygısı sebebiyle tek başına gurbette kaldı ve “orası bizim vatanımız olamaz” diyecek kadar vatanına garip kaldı.

Emekli maaşı dahil ev arabaya el konuldu. Hiçbir sosyal güvencem yok. Başta şeker olmak üzere birçok hastalıkla bir başına mücadele vermekteyim.

Geçimimi sağlamak adına bulaşıkçılık dahil farklı işlere girdim. Ama eşimin durumundan dolayı en fazla 1 hafta bir işte çalıştırıyorlar. 43 yaşında eşimden ayrı, evlatlarımdan ayrı bir hayat sürmekteyim.
Maalesef Ülkemizde adalet kelimesi sadece görkemli binalardaki tabeladan ibaret…